4 Mart 2013 Pazartesi

ADLİ BİLİMLERDE BİYOLOJİ VE BİYOTEKNOLOJİ KURSU...


ADLİ BİLİMLERDE BİYOLOJİ VE BİYOTEKNOLOJİ KURSU (UYGULAMALI)
Ankara Üniversitesi Biyoteknoloji Enstitüsü & Adli Bilimciler Derneği

Sertifikalı
60 saat ve sınavlı
27-28 Nisan , 4-5 ve 11-12 Mayıs 2013 Cumartesi – Pazar Ankara
8.00-18.00 Arası

Adli Bilimlere Giriş. 
Ölüm, Ölüm Sonrası Değişiklikler 
Kimyasal Biyolojik Silahlar 
Biyoteknoloji ürünlerin tanımı, üretim ve analiz yöntemlerindeki önemli kriterler
Biyoteknolojik ürünlerin değerlendirilmesi ve değerlendirmesindeki kritik farklar, karşılaştırılabilirlik.

Biyobenzer üretimindeki kritik noktalar, farklılaşmaya sebep olan durumlar 
Olay yeri incelemede Biyoloji ve biyoteknolojinin Rolü  
Felaket Kurbanlarının Kimliklendirilmesinde Biyoteknoloji 
Adli Seroloji   
Biyoteknoloji Hukuku
Adli Muayenelerde Biyolojik Materyal Alınması  
Otopsi de Biyolojik Materyal ve Sıvıların Alınması
Alkol ve Madde Tespit Yöntemleri
İnsan Aşı ve Serumlarında Kalite Kontrol Testleri 
Tavuk/Hindi Kıyma sahtekarlığının Saptanmasında yeni bir yöntem  
Biyoteknolojik ürünlerde sahtekarlığın tesbiti
İlaç ve kozmetiklerde sahtekarlığın tesbiti
Nükleer Biyoteknoloji 
FTIR ile Leke Tayini 
Biyolojik  Tıbbi Atıkların İmhası 
Adli DNA Analizleri  
Adli DNA Analizleri Uygulamaları
Adli Palinoloji Teorik ve Uygulama 
Adli Entomoloji Teorik ve Uygulama 
Adli Hidrobiyoloji
Sınav ve Değerlendirme 

 Kursa Biyologlar, Tüm Sağlıkçılar,  Adli Bilimciler , Olay Yeri İnceleme Uzmanları Katılabilir.

Kurs Kisi Basi 850 TL Bagis Karsiliginda Verilecektir.
Hesap Numarası
Adli Bilimciler Derneği
Türkiye Is Bankası
IBAN No:
TR19 0006 4000 0014 3650 0163 03 .
(Lutfen:Aciklamaya Biyoteknolojik Adli Bilimler Kursu bilgisini yazdirin)
Bagis yatiranlarin asagidaki email adresine dekontlarinin elektronik kopyasini gondermeleri rica olunur.
Kontenjan 25 Kisidir
belirtilen hesap numarasina yatiracaginiz bagistan sonra kaydiniz yapilacaktir

VIII. Ulusal Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi...




Sevgili Dostlar,
Biz bağımlılık alanına gönül verenler 2004 yılından beri bağımlılık kongreleri ile bir araya gelmek, deneyimlerimizi paylaşmak, kendimizi yenilemek, yeni işbirlikleri geliştirmek, hatta günlük koşuşturma içinde görüşemediğimiz dostlarımızla bir araya gelmek için değerli fırsatlar yakaladık. Her kongre farklı disiplinlerin bağımlılık alanına yaptığı katkılarla daha fazla gelişmemiz, daha iyi organize olmamız ve güçlenmemize olanak yarattı. Bu geleneği EGE Üniversitesi olarak devam ettirmek istiyoruz. 
2007 yılındaki IV.kongreyi Ege Üniversitesi’nin bağımlılık alanında emek veren iki kurumu, Psikiyatri Anabilim Dalı Bağımlılık Tedavi Birimi ve EGEBAM birlikte düzenlemiştik. Bu kez görevimizi çok disiplinliliğin bir ürünü olarak aramıza katılan Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü (BATI) ile birlikte çok daha güçlenmiş olarak yerine getireceğiz. 
VIII. Ulusal Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi’ni 28 Kasım-1 Aralık 2013 tarihleri arasında İzmir’in güzel ilçesi Çeşme’de gerçekleştirmeyi planladık. Kongremizde bağımlılık sorununun aile, okul ve işyerindeki yansımalarını ele almak istiyoruz bu nedenle ana temayı “Üç Boyutuyla Bağımlılık” olarak belirledik. İşyerindeki bağımlılık sorununun tanınması, ele alınması ve çözümünü ayrıntısıyla çalışabilmek için kongrenin son günü “İşyeri ve Madde Kullanımı” temalı uluslararası katılımlı bir uydu sempozyumu da gerçekleştirilecektir.
Farklı disiplinlerden tüm bağımlılık çalışanları ve sorularına yanıt arayan herkesle bir araya gelmek istiyoruz. Bağımlılığın bu üç önemli alanında yürütülen çalışmaları tartışmak, ortak politikalar üretmek için sizi yine EGE’ye; gevreğin, çiğdemin, domatın kenti İzmir’e, damla sakızlı Çeşme’ye bekliyoruz…
  

         Kongre Eş Başkanı                                                               Kongre Eş Başkanı
         Prof Dr Cahide Aydın                                                           Prof Dr Hakan Coşkunol

1 Mart 2013 Cuma

İYİ HEKİMLİK YARGILANIYOR...


Değerli Meslektaşlarımız,
Son günlerde camiamızda beklenmedik tartışmalara neden olan muayene usulleri ve hasta yararı konusunda iyi ve onurlu hekimlik değerleri yönünde aldığı tutum nedeniyle hakkında dava açıldığını izlediğimiz daha önce derneğimiz Onur Kurulu üyeliği yapan  Dr. Cafer Uysal'ın yanında olmak amacıyla üyelerimizi 04 Mart 2013 Pazartesi saat 13.30'da İzmir Adliye Sarayıönünde buluşmaya davet ediyoruz.
Adli Tıp Uzmanları Derneği, konuyu hassasiyetle izlemekte olup, gerekli aşamalarda meslektaşları ve kamuoyu ile bilgi paylaşımında bulunacaktır.
Bu kapsamda konunun bilimsel boyutunun İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na da iletileceğini, gerekirse yasal soruşturmalarda "iyi hekimlik"  değerleri adına taraf olacağımızı ekliyoruz.
Saygılarımızla…
ADLİ TIP UZMANLARI DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

Dört Kuşak: Kadınlık Algısının Aktarımı...


Dört Kuşak: Kadınlık Algısının Aktarımı

“Çünkü kadınlar, anneleri üzerinden düşünürler geçmişi”
Virgina Woolf - Kendine Ait Bir Oda
8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında Adli Tıp Uzmanları Derneği Eril Şiddet Grubu ve Türkiye Psikiyatri Derneği İstanbul Şubesi’nin Kadın Asistan Hekimleri olarak "Dört Kuşak: Kadınlık Algısının Aktarımı" temalı bir toplantı düzenliyoruz.
   
Birlikte tartışmayı hedeflediğimiz buluşmamız sağlık çalışanlarına açık olup katılım ücretsizdir.
PROGRAM:
13.00-14.00: "Politik Bir Problem Olarak Anneyi Unutmak" Aksu Bora
14.15-15.15: "Psikanalitik Bakışla Masallardan Dizilere Kadınlık Hallerinin Aktarımı" Nilüfer Erdem
15.30-16.30: "Erk" Miş Gibi... : Erkeksilik" Cem Kaptanoğlu
16.45-18.00: “Psikodrama” Arşaluys Kayır
18.30: Dinleti (Dalepe Nena) ve kokteyl

Not: Psikodrama çalışmasına katılmak isteyenlerin kontenjan kısıtlılığı nedeni ile belirtilen mail adresine katılma isteklerini bildirmeleri gerekmektedir. ( emelsen80@hotmail.com )
Tarih: 17 Mart 2013 Pazar. Saat: 13.00-18.00
Yer: İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti
(İktisatlılar Evi İstiklal Cad. Ayhan Işık Sok. No.6 K.3-4 Beyoğlu/İstanbul Tel: 0212.292.60.64)

DÜZENLEME KOMİTESİ:
Özlem Altuntaş
Gizem Çetiner
Erenç Yasemin Dokudan
Evrim Tellioğlu
Zuhal Uzunyayla

I. ADLİ TIP ASİSTAN KONGRESİ...




15 MART CUMA

09:00 - 09:30 Açılış
Konuşmacılar: Dr. Erdinç ÖZDEMİR (Adli Tıp Kurumu Asistan Temsilcisi)
Prof. Dr. Mehmet Akif İNANICI (Marmara Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
Doç. Dr. C. Haluk İNCE (Adli Tıp Kurumu Başkanı)

09:30 - 10:00 ARA

10:00 - 10:45 Konferans I: Adli Tıp Uzmanlık Eğitiminde Tez Süreci: Nereden Başlamalı? Nasıl
Bitirmeli?
Moderatör: Doç. Dr. Gürol CANTÜRK (Ankara Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
Konuşmacı: Prof. Dr. Kemalettin ACAR (Pamukkale Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)

10:45 - 12:15 Panel I : Çocuk Cinsel İstismar Olgularına Yaklaşım ve Sürecin Yönetimi
Moderatörler: Prof. Dr. Necmi ÇEKİN (Çukurova Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
Prof. Dr. Nesime YAYCI (Marmara Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
Konuşmacılar:1)Dr. Sefer BİLGİ (Marmara Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
2)Dr. Kenan KAYA (Çukurova Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
3)Dr. Pınar BAKIR (Adli Tıp Kurumu)

12:15 - 13:30 Öğle yemeği

13:30 - 14:15 Konferans II : Initial Evaluation of Skeletonized Remains at Scene: Approach to
Remains, Retrieval and Examination
Moderatör: Doç. Dr. Yalçın BÜYÜK (Adli Tıp Kurumu Başkanlığı)
Konuşmacı: Prof. Eugénia Cunha (FASE President, University of Coimbra, Portugal )
14:15 - 15:45 PANEL II: Etkin Bir Olay Yeri İncelemesi Nasıl Olmalıdır? Adli Tıp Uzmanının Olay Yeri
İncelemelerindeki Yeri
Moderatörler: Prof. Dr. Süleyman GÖREN (Dicle Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
Prof. Dr. Recep FEDAKAR (Uludağ Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
Konuşmacılar: 1)Dr. Fatih ŞAHİN (Adli Tıp Kurumu)
2)Dr. Cihan GÖKTÜRK (Adli Tıp Kurumu)
3)Dr. Mehmet ALTINOK (İÜ Cerrahpaşa Tıp Fak. Adli Tıp ABD)

15:45 - 16:00 ARA

16:00 - 17:30 PANEL III : Ölü Muayenesi ve Otopsi: Her Ölü Muayenesi Otopsi Kararıyla mı
Sonuçlanmalıdır ?
Moderatörler: Prof. Dr. Abdi ÖZASLAN (İÜ İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
Doç. Dr. İbrahim ÜZÜN (Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tip İhtisas Kurulu)
Konuşmacılar: 1)Dr. Nevriye TEMEL (Ankara Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
2)Dr. Ayşe KESKİN (Adli Tıp Kurumu)
3)Dr. Servet YANAL (Kocaeli Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
17:30 ‘dan sonra Sosyal Program: Tekneyle Boğaz Turu ve Akşam Yemeği



16 MART CUMARTESİ

09:00 - 09:45 Konferans III: Adli Tıp Uzmanlığının Dünü, Bugünü ve Yarını
Moderatör: Prof. Dr. İmdat ELMAS (İÜ İstanbul Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
Konuşmacı: Prof. Dr. Yasemin G. BALCI (Muğla Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)

09:45 - 10:15 ARA

10:15 - 11:45 PANEL IV: Adli Tıp Uzmanlık Eğitimi: Mevcut Durumun Analizi ve Beklentiler Işığında
Gelecek Projeksiyonu
Moderatörler: Prof. Dr. Ekin ÖZGÜR AKTAŞ (Ege Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
Doç. Dr. Hüdaverdi KÜÇÜKER (Sakarya Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
Konuşmacılar: 1)Dr. Süleyman SİVRİ (Dicle Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
2)Dr. Selçuk ÇETİN (Uludağ Ü Tıp Fak. Adli Tıp ABD)
3)Dr. Uğur KAYHAN (Adli Tıp Kurumu)

11:45 - 12:30 Konferans IV: Sahada Adli Tıp Uzmanı Olmak: Yetkiler ve Sorumluluklar
Moderatör: C. Başsavcısı Ramazan SOLMAZ (Düzce Cumhuriyet Başsavcısı)
Konuşmacı: Uzm. Dr. Yusuf AYNACI (Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğü)

12:30 - 13:30 Öğle Yemeği

13:30 - 15:00 PANEL V: Adli Tıp Kurumunun Organizasyonu: Kurul ve Dairelerin Çalışma Alanları
Moderatörler: Doç. Dr. Ümit Naci GÜNDOĞMUŞ (Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tip İhtisas Kurulu)
Uzm. Dr. A. Sadi ÇAĞDIR (Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tip İhtisas Kurulu)
Konuşmacılar: 1) Dr. Azem İREZ (Adli Tıp Kurumu)
2) Dr. Ramazan ATLEN (Adli Tıp Kurumu)
3) Dr. Hatice GÜLBEYAZ (Adli Tıp Kurumu)

15:00 - 15:30 Kapanış ve Temenniler

15:30 ‘dan sonra Sosyal Program: Miniatürk Gezisi ve Akşam Yemeği


http://www.atk.gov.tr/haber18.022.html

15 Ocak 2013 Salı

İHOP'tan yeni yayın: Türkiye'de Çocuk Adalet Sisteminin Yönetimi...


İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) ve Uluslararası Çocuk Merkezi (UÇM) eşgüdümünde, Ankara Çocuk Hakları Platformu üyesi sivil toplum kuruluşlarının katılımı ve Hollanda Kraliyet Büyükelçiliğinin mali desteğiyle 1 Aralık 2010 – 31 Mart 2012 tarihleri arasında uyguladığımız “Çocuklar için Adalet: Bir Paradigma Değişikliğine Doğru” adlı çalışma kapsamında, Çocuk Haklarına dair Sözleşme’de yer alan çocuk haklarının Türkiye’de hukuki ve politik çerçevede kendisini gösterdiği şekli ile çocuk koruma sistemi içerisine ve ayrıca çocuklar ile etkileşim içinde bulunan meslek elemanlarının tutum ve davranışlarına ne şekilde yansıtılabileceğini araştırdık. Bu kapsamda yapılan üç araştırmanın sonuçları, “Türkiye'de Çocuk Adalet Sisteminin Yönetimi” üst başlığıyla kitap olarak yayımlandı. Ayrıca, araştırmalarla derlenen bilgiler ışığında “Çocuk Dostu Adalet”“Çocuk Adalet Sisteminde Çocuğun Yüksek Yararı” ve “Yaş Ayrımcılığı” konulu üç politika belgesi ve “Çocuk Dostu Adalet”“Yaş Ayrımcılığı” ve “Bir Hak Olarak Çocuğun Yüksek Yararı” başlıklı üç broşür hazırlandı ve ilgili sivil toplum kuruluşları ve kamu idaresiyle paylaşıldı.
İnsan Hakları Ortak Platformu ve Uluslararası Çocuk Merkezi olarak, bu çalışmaların çocuk bakımından farklılığa yol açacak kesintisiz bir değişime ve dönüşüme katkı sağlayacağını ümit ediyoruz. Bu çalışmaları aşağıdaki bağlantılardan bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

ARAŞTIRMA RAPORU:
İÇİNDEKİLER:
Türkiye’deki Çocuk Adalet Sisteminin Yönetimi ve Yaş Ayrımcılığına İlişkin Paradigmanın İncelenmesi (Literatür Taraması)
Duygu Öktem
Bu çalışma, çocuk adalet sisteminin korunması, iyileştirilmesi ya da değiştirilmesi konusunda ileri sürülen tezlerden hareket ederek, idari yapının ve sivil alanın çocuk suçluluğu ve ceza sistemi bakımından farklılaşan ya da örtüşen görüşlere ilişkin ana eğilimlerini tespit etme amacıyla, akademik alanda yapılan tezler, Adalet Bakanlığı süreli yayınları ve sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin yayınlarının taranmasını kapsamaktadır.
Çocuk Adalet Sistemi Odağında Kanunla İhtilaf Halindeki Çocukların Durumu (Araştırma Raporu)
Doç. Dr. Yüksel Baykara Acar, Emrah Kırımsoy, Esin Koman, Dilek Karagöz
Odak grup görüşmeleri ile çocuk adalet sistemine dahil olan çocukların durumunu ortaya koymak, çocuk adalet sisteminin çocuk üzerindeki etkisini süreci yaşayan çocukların düşünce, yaşantı ve algıları yoluyla belirlemeyi amaçlayan ve çocukların görüş ve önerilerini almak üzere gerçekleştirilen bir araştırmadır. Ayrıca, hak temelli sivil toplum örgütleri temsilcileri, ceza infaz kurumlarında çalışan psiko sosyal servis çalışanları ve infaz koruma memurlarının çocuk adaleti sistemi içinde bulunan çocuklar hakkındaki algı ve eğilimlerini, yaklaşımlarını tespit etmek, sistem içinde yer alan çocukların hakları konusunda yaklaşım ve uygulamalar hakkında düşüncelerini, görüş ve önerilerini almak amacıyla yapılan odak grup görüşmeleri bu araştırma kapsamındadır.
Ceza Yargılamasına Dahil Olan Çocuklara Hakları Çerçevesinden Bakış (Araştırma Raporu)
Dilek Kumcu, Özen Kaya
Türkiye’deki çocuk adalet sisteminin mevcut işleyişini ve çocuk adalet göstergeleri çerçevesinde Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin ve Ek Protokollerin hayata geçirilmesi yükümlülüğünün nasıl yerine getirildiğini ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma kapsamında, çocukların, suça sürüklenen çocuk, korunma ihtiyacı olan çocuk ya da tanık çocuk olarak yer aldığı dava dosyalarının incelenmesi ve bu incelemeyle birlikte yargılama sürecinin çocuklara uygun ve çocukların yararını gözetme boyutunun değerlendirilmesi ile yaşanan hak ihlalleri değerlendirilmiştir. Çalışma, çocukların yargılama süreçlerinde ayrımcılığa maruz kalma durumları, yargılamanın hayatlarındaki etkileri, ailelerinin veya yasal vasilerinin yargılama süreçlerine katılımı, yaşamlarının ve gelişimlerinin güvence altına alınması durumu, çocukların yargılamasüreçlerine katılımını değerlendirme alt amaçlarını içermektedir.

Uluslararasi Adli Bilisim ve Güvenlik Sempozyumu...




Uluslararasi Adli Bilisim ve Güvenlik Sempozyumunun birincisi 20-21 Mayis 2013 tarihleri arasinda Elazig da Firat Üniversitesinde yapilacaktir. Bu sempozyum Firat Üniversitesi/Elazig, Sam Houston State Üniversitesi/Texas-US, Gazi Üniversitesi/ Ankara, Polis Akademisi-Ankara arasinda kurulan bir konsorsiyum tarafindan organize edilmektedir. 
Sempozyum dijital adli bilisim, bilgi güvenligi ve bilisim yasalarinin teorik ve uygulamali konular üzerine odaklanmistir. Özellikle, ISDFS bilgi ve adli bilisim arastirmalari hakkinda fikir paylasimina kendisini adamistir. Sempozyumun adli bilisim, bilgi güvenligi ve bilisim yasalari alanlarinda çalisanlari bulusturmak ve fikirlerini birbiri ile paylasmasina imkân tanimak için iyi bir platform olacagi düsünülmektedir. 
Sunulan tüm bildiriler hakem kontrolünden geçirilecek ve kabul edilen bildiriler CD formatinda sempozyum CD sinde yayinlanacaktir. Buna ilave olarak, kabul edilen bildirilerin E-Journal of New World Sciences Academy, International Journal of Information Security Science ve TBV Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisligi isimli dergilerde yayinlanmasi da göz önüne alinacaktir. 
Sempozyumun ikincisi Sam Houston State Üniversitesi ev sahipliginde 2014 yilinda Amerika da, üçüncüsü  2015 yilinda Gazi Üniversitesinde/Ankara gerçeklestirilecektir.  2016 yilinda da sempozyuma Polis Akademisi/Ankara ev sahipligi yapacaktir. 
Bilgi ve deneyimlerimizi sizlerle paylasmak için Sizi Elazig da agirlamaktan mutluluk duyacagiz. 
Prof. Dr. Asaf VAROL, Firat Üniversitesi/Türkiye
Prof. Dr. Peter COOPER, Sam Houston State Üniversitesi/US
Prof. Dr. Seref SAGIROGLU,Gazi Universitesi/Turkiye
Prof. Dr. Vahit BIÇAK, Polis Akademisi/Türkiye
SEMPOZYUM KONULARI
ADLİ BİLİŞİM VE GÜVENLİK
  • Adli Bilişim
  • Adli Bilişim ve Güvenlik
  • Adli Bilişim Araçları
  • Elektronik Kanıt Yönetimi
  • Elektronik Kanıt Tahlili
  • Adli Bilişim Denetim Teknolojileri ve Prosedürleri
  • Nİ için Elektronik Kanıt Görüntüleme ve İletişim
  • Elektronik Kanıt Saklama ve Koruma
  • Kaza Müdahalesi ve İncelemesi
  • Adli Prosedürler
  • Taşınabilir Elektronik Cihazların Adli Takibi
  • Ağ Hukuku
  • Veri Saklama ve Kurtarma
  • Ağ Trafik Analizi, Takibi ve Niteliklendirme
  • Adli Bilişimle ilgili Yasal, Etik ve Politika Konuları
  • Elektronik Kanıt ve Soruşturma Bütünlüğü
  • Çoklu-Ortam Analizi
  • Yönelimler ve Zorluklar
  • Kanıt Koruma
  • Adli Durum Çalışmaları
SİBER GÜVENLİK VE SAVUNMA
  • Siber Casusluk
  • Karşı siber casusluk
  • Adli Bilişim ve Delil İnceleme Yaklaşımları
  • Sosyal Ağlar
  • Ulusal / Uluslararası Hukuk
  • Savaşlar
  • Terör ve terörist faaliyetler
  • Kritik Altyapılar
  • Bulut Bilişim
  • Siber Tehditler / Tehlikeler / Açıklar
  • Metodolojiler / Çözümler / Yenilikler
  • Strateji/Politikalar
  • Kanunlar
  • Standartlar
  • Siber Tatbikatlar
  • En İyi Uygulama Örnekleri
  • Ülke Strateji Belgeleri
  • Uluslararası İşbirlikleri
VERİ GÜVENLİĞİ
  • Gizlilik Temelleri
  • Gizlilik Geliştirme Teknolojileri
  • Gizlilik-Koruma Programlama
  • Gizlilik Politika ve Yasaları
  • Elektronik Sağlık Gizliliği
  • Gizlilik Ekonomisi
  • Gizlilik Teorisi ve Mühendisliği
  • Doğal Felaketler ve Acil Servisler ve Terörizm Koruması
  • Risk Analizi, Modelleme ve Yönetimi
  • Güven Biçimlendirme ve Modelleme
  • Güvenli Programlama
  • Güven Yönetimi
  • Güven Değerlendirmesi
  • Güvenlik Temelleri
E-DEVLET GÜVENLİĞİ
  • E-Devlet Güvenliği
  • E-Arşiv
  • E-İhale
  • E-Denetim
  • E-Sağlık
  • E-Kimlik
  • E-Fatura
  • E-Adalet
  • E-Noter
  • E-Pasaport
  • E-Oylama
  • Kritik Bilgi Altyapısı Koruma
  • Sanal Savaşlar ve Karşı Tedbirler
  • Bilgi Sistemleri ve Suç Analizi
  • Risk Değerlendirmesi ve Güvenlik Belgelendirmesi
AÇIK ANAHTAR ALTYAPISI
  • Elektronik İmza
  • Kayıtlı Elektronik Posta
  • Sertifikalar ve Sertifika Yönetimi
  • Standartlar
  • Protokoller
  • Güven Modelleri
  • Anahtar ve Kimlik Yönetimi
  • Donanımsal ve Yazılımsal Uygulamalar
  • Elektronik İmza Politikaları ve Yasalar
  • Elektronik İmzanın Kamusal İşlemlerde, Bankacılık İşlemlerinde ve Diğer Ticari İşlemlerde Hukuki Geçerliliği
  • Elektronik İmzanın Elektronik İmza Mevzuatına Getirebileceği Değişiklikler
  • Elektronik İmza Uygulamasında Yer Alan Tarafların ESHS'ye Karşı Hukuki Sorumluluk Halleri
  • Elektronik İmza ile İlgili Çekişmeli Olaylar
  • Elektronik İmzalar ile İlgili Yargı Kararları
  • Diğer Ülkelerdeki Elektronik İmza Yasaları
KRİPTOLOJİ
  • Boole Fonksiyonlar
  • Blok Şifreler
  • Akan Şifreler
  • Açık Anahtarlı Kriptografi
  • Kuantum Kriptografisi
  • Eliptik Eğri Kriptografisi
  • Kriptografide Cebirsel Eğriler
  • Homomorfik Şifreleme
  • Protokoller
  • Sıfır Bilgi Yaklaşımı
  • Sır Paylaşımı
  • Kriptoanaliz
  • Özet Fonksiyonlar
  • Kriptografide Kodlama Teorisi Uygulamaları
  • Akıllı Kart Uygulamaları ve Güvenliği
  • RFID Güvenliği
  • Kriptografik Donanım ve Gömülü Sistemler
  • Kriptografik Sistemlerin Kriptoanalizi için Özel Amaçlı Donanım
  • Verimli Yazılım ve Donanım Uygulamaları
  • Yan Kanal Analizi ve Karşı Önlemler
  • Eşleme Tabanlı Kriptografi
  • Anahtar ve Kimlik Yönetimi
BİLGİ GÜVENLİĞİ
  • Steganografi
  • Güvenli çoklu Hesaplama
  • Biyometrik Yaklaşımlar
  • Bilgisayar Güvenliği
  • Mobil İletişim Güvenliği
  • İşletim Sistemi Güvenliği
  • Güvenilir Hesaplama
  • Ağ Güvenliği
  • Kablosuz Güvenlik
  • Özel Amaca Yönelik ve Algılayıcı Ağ Güvenliği
  • Uçtan Uca Ağ Güvenliği
  • Web Güvenliği
  • E-posta Güvenliği
  • Veritabanı güvenliği
  • IPTV Güvenliği
  • E-Ticaret Protokollerinde Güvenlik
  • İçerik Filtreleme ve Takibi
  • Telif Hakkı Koruması
  • Dağıtık Sistem Güvenliği
  • Bilgi Teknolojilerinde Güvenlik Zaafiyetleri ve Açıkları
  • Güvenli Kod Geliştirme
  • Sızma Testleri
  • Saldırı Tespit Sistemleri
  • Zararlı Kodlar
  • Kötücül ve Casus Yazılımlar
SEKTÖREL UYGULAMALAR
  • E-devlet Uygulamaları
  • M-devlet Uygulamaları
  • Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcı Uygulamaları
  • Kaplama ve Yüzey İşleme, Isıl İşlem
  • Bankacılık ve Finansal Uygulamalar
  • GSM Operatörleri
PROJELER
  • Bilgi Güvenliği ve Adli Bilişim konusunu ele alan projeler
SEMPOZYUM DİLİ
  • Sempozyum dili İngilizce ve Türkçe olacaktır
  • İngilizce yada Türkçe sunum yapılabilecektir
  • Tercüme yapılmayacaktır
ÖNEMLİ TARİHLER


Bildirilerin en son gönderilme tarihi15 Nisan 2013
 Hakem İncelemelerinin Yazarlara Bildirilmesi25 Nisan 2013
 Camera ready Metinlerin son Gönderim Tarihi1 Mayıs 2013
 http://www.isdfs.org/tr/Default.aspx
 

11 Ocak 2013 Cuma

Questions Left for Mississippi Over Doctor’s Autopsies (The New York Times)...


JACKSON, Miss. — For a long time, if a body turned up in Mississippi it had a four-in-five chance of ending up in front of Dr. Steven T. Hayne.

New York Times
Dr. Steven T. Hayne performed as many as 1,700 autopsies annually from the late 1980s to the late 2000s.

Between the late 1980s and the late 2000s, Dr. Hayne had the field of forensic pathology in Mississippi almost to himself, performing thousands of autopsies and delivering his findings around the state as an expert witness in civil and criminal cases. For most of that time, Dr. Hayne performed about 1,700 autopsies annually, more than four for every day of the year and nearly seven times the maximum caseload recommended by the National Association of Medical Examiners.
During the past several months, in courthouses around Mississippi, four new petitions have been quietly submitted on behalf of people in prison arguing that they werewrongfully convicted on the basis of Dr. Hayne’s testimony. Around 10 more are expected in the coming weeks, including three by inmates on death row.
The filings, based on new information obtained as part of a lawsuit settled last spring, charge that Dr. Hayne made “numerous misrepresentations” about his qualifications as a forensic pathologist. They say that he proposed theories in his testimony that lie far outside standard forensic science. And they suggest that Mississippi officials ignored these problems, instead supporting Dr. Hayne’s prolific business.
For many around the state, the Hayne era is considered to be over and any problems fixed. In 2008, amid growing controversy, the state severed ties with Dr. Hayne, who to this day insists that he was treated unfairly. Mississippi officials have since shown almost no inclination to review his past cases.
The recent lawsuits suggest that in only a limited number of cases did a verdict most likely hinge on Dr. Hayne’s testimony. But without any systematic review, it remains a question as to what that number may be.
“There are hundreds of cases that have to be reconsidered,” said Dr. James Lauridson, a former state medical examiner in Alabama, who provided an affidavit in one of the recently filed cases. Dr. Lauridson said Dr. Hayne was an extreme example of a familiar problem: a forensic analyst with inadequate training who was given far too much deference in the courts.
“After you do that long enough, your initially shaky opinions become way out of the mainstream,” Dr. Lauridson said. “That is what happened to him.”
Dr. Hayne was sidelined by state officials after his analyses — and those of one of his close collaborators — led to several murder convictions that were later overturned or thrown out. But he insists that his work has been intentionally distorted by critics.
“I don’t think I was treated fairly,” he said last month at his house in a gated community overlooking the Ross Barnett Reservoir. “Is that the way you treat people after 20 years of working like a dog?”
A physician and pathologist, Dr. Hayne, now 71, began performing autopsies in Mississippi in the late 1980s. He served briefly as interim state medical examiner though he was not, as state law required, board certified in forensic pathology. From 1989, when he left the interim post, to 2010, the office of medical examiner was unfilled for all but five years. Dr. Hayne, working as a private contractor, almost single-handedly picked up the slack.
By his own count, he performed as many as 1,700 autopsies some years, in addition to having his own pathology practice. Dr. David Fowler, the chief medical examiner in Maryland and a former chairman of the standards committee for the National Association of Medical Examiners, called the number “beyond defensible.”
Dr. Hayne said that state-appointed medical examiners simply did not have his motivation as a fee-based contractor, nor his work ethic. “How many autopsies could they do?” he said. “They could do one or 500, they get paid the same amount. Is there any incentive to do a heavy load?”
That incentive is at the heart of the challenges filed on behalf of prisoners in recent weeks, most of them by the Mississippi Innocence Project. The cases in those filings are not clear cut, and in all of them there is circumstantial evidence suggesting guilt and innocence. But Dr. Hayne’s testimony was key.
In one case, Dr. Hayne performed an autopsy of a young boy and concluded he had been suffocated. Some weeks after the boy was buried, his 3-year-old brother told the police that he had been killed by his mother’s boyfriend. Officials exhumed the body, and Dr. Hayne had a cast made of the boy’s face. By comparing his initial notes of face wounds with the cast, Dr. Hayne testified, he found it probable that the boy had been suffocated by a large male hand. The boyfriend was convicted.
“I saw a very similar case like that on ‘Law & Order: SVU,’ ” said Dr. Andrew M. Baker, the president of the medical examiners’ association and chief medical examiner for Hennepin County, Minn. “I’ve never heard of it in real life.” Dr. Baker said not only was the technique unheard of but so was the ability to speculate from those sorts of wounds about hand size or gender.
Dr. Hayne suggested he was just being innovative. “Maybe we should have published,” he said upon being reminded of the case.
The Innocence Project has been trying to examine past cases in which Dr. Hayne’s testimony was pivotal, as state officials have shown no inclination to order a formal review. (Radley Balko, currently a reporter for The Huffington Post, has also investigated numerous cases.)
In 2009, Dr. Hayne sued the Innocence Project for defamation, and last spring the group paid him a $100,000 settlement. Innocence Project officials cited insurance reasons, though Dr. Hayne’s lawyer hailed it as a vindication.
But in preparing to combat the suit, lawyers for the Innocence Project said they uncovered new information. They said they found details about Dr. Hayne’s academic record and qualifications that significantly contradicted his own accounts, often given under oath.
They also found a 1992 proposal concerning Dr. Hayne drafted by a senior state official. Dr. Hayne was performing 80 percent of the state’s autopsies, the memo said, and would most likely continue to do so even if a new medical examiner were appointed. The state could save on salaries and office costs by giving Dr. Hayne the title, but letting him continue to charge $500 per autopsy as a private contractor.
Though the plan was shelved, and the office remained unfilled for most of the next 15 years, Dr. Hayne maintained his high-volume business and was eventually allowed to use the title of chief state pathologist.
Tucker Carrington, the director of the Mississippi Innocence Project and a professor at the University of Mississippi Law School, said this arrangement explained why Dr. Hayne was allowed to dominate the field for so long.
“What Hayne did was act as anyone would have predicted, which is not as an objective pathologist but someone who is in the marketplace,” Mr. Carrington said. “The state gave him this opportunity and gave him his blessing.”
That blessing was revoked in 2008, when, despite some opposition, Mississippi’s public safety commissioner removed Dr. Hayne from a list of approved forensic pathologists. The state hired a chief medical examiner in 2010.
But many coroners and district attorneys remain staunch defenders of Dr. Hayne and his work; for years, some point out, he was the only pathologist available.
“I’m sure there’s a lot of people that don’t like Hayne, but from a prosecutor’s standpoint I don’t know anybody who didn’t like him,” said John T. Kitchens, a former district attorney and circuit court judge. “He was always so helpful and useful to law enforcement. And he worked all the time.”
In a conversation that ranged from the fall of the Roman republic to the folly of the Vietnam War, Dr. Hayne remained unbowed. He said that his analyses never strayed outside the acceptable norms of science, that he testified without an agenda and that his findings were either being deliberately misinterpreted or unfairly conflated with the erroneous work of others.
“I think they were thorough, complete and withstood the test of time,” Dr. Hayne said of his reports.
Dr. Lloyd White, who was Mississippi’s state medical examiner from 1989 to 1992, said the problems concerning Dr. Hayne, while extreme, were rooted in the nature of the system in which he worked. Such problems, he said, are not unique to Mississippi, and are able to persist because scientific testimony is too often viewed with uncritical reverence and because the people affected by its misuse usually have little support or sympathy.
“I had a prosecutor one time tell me, ‘These guys may not have done it but they’re bad guys and they have to go to prison,’ ” Dr. White said. “The whole thing kind of rolls downhill from there. And in the interim you can’t help but wonder how many people ended up in prison who didn’t get a fair trial.”

Biber gazı öldürüyor mu? (HaberTürk)...


ZÜLFİKAR ALİ AYDIN / GAZETE HABERTÜRK
zaydin@cyh.com.tr



Adli Tıp Kurumubiber gazı nedeniyle öldüğü iddia edilen kalp ve KOAH hastası Hacı Zengin’le ilgili raporu tamamladı: “Biber gazıtemiz havada 10 dakikada vücuttan çıkar. Kalp, damar, akciğer hastası biber gazına maruz kalırsa gaz hastalığı tetikleyerek hastanın ölümüne neden olur”
İstanbul’da yaşayan Hacı Zengin, 18 Mart 2012’de, BDP’nin düzenlemek istediği Nevruz kutlamalarına katılmak üzere Kazlıçeşme’ye gitti. Polis, kalabalığa biber gazı ve copla müdahale etti.

Biber gazıyla müdahale edilen grup içerisinde yer alan KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) ve kalp damar hastası olan 4 çocuk babası Hacı Zengin (57), Arnavutköy’deki evine gitti. Kısa süre evde dinlendikten sonra “Sıkıldım” diyerek hava almak için bahçeye çıkan Zengin fenalaşarak yere yığıldı. Hastaneye getirildiğinde hayatını kaybettiği belirlenen Hacı Zengin’in maruz kaldığı biber gazı ve darp nedeniyle öldüğü öne sürüldü. Tartışma yaratan ölüm ve şüpheler üzerine savcılık kararıyla Zengin’e Adli Tıp Kurumu’nda otopsi yapıldı. 10 ay sonra tamamlanan Adli Tıp Kurumu raporunda çarpıcı tespitler yer aldı. Raporda Hacı Zengin’in daha önce KOAH ve kalp damar hastalığı tedavisi gördüğü ve düzenli bir şekilde “fısfıs” olarak tabir edilen nefes açıcı “inhaler” kullandığı belirtildi.

‘GAZ 10 DAKİKADA VÜCUTTAN ÇIKAR 
Kimya İhtisas Dairesi uzmanları da Zengin’in kanında ve akciğerlerinde uyuşturucu/uyutucu madde dışında biber gazının etken maddeleri olan “Capcaisin ve dihydrocapsaisin” aradı fakat bulamadı. Ancak uzmanlar raporda; bilimsel tespitlere göre “Biber gazına maruz kalan kişinin temiz hava bulunan ortama alınması ve oksijen tedavisi uygulanması durumunda gazın 10-15 dakika içinde vücuttan elimine olduğunu” bildirdi. Raporda Zengin’in vücudunda biber gazının bulunamamasının normal olduğu şu ifadelerle anlatıldı: “Kişinin olay yerinde gaza maruz kaldığının kabulü halinde de olay yerinde bulunduğu zaman ile ölümü arasında geçen zaman nedeniyle ölüm sonrası otopsisinde alınan örneklerde bu gaz bulunamaz.”

BİBER TETİKLEDİ KALPTEN ÖLDÜ 
Adli Tıp uzmanlarının rapordaki en çarpıcı tespiti ise “Biber gazının kalp, damar ve akciğer hastası olan kişilerde ölümü tetikliyebileceği” yönünde oldu. Uzmanların oybirliğiyle hazırladığı raporun sonuç bölümünde şöyle denildi: “Kişide; KOAH ve kronik kalp damar hastalığı bulunduğu ve kişinin ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu, yakın mesafeden yoğun olarak capsain ve dihydrocapsaisin gazına maruz kaldığının kabulü halinde, bu maruziyetin de kendisinde mevcut KOAH ve kalp damar hastalığının aktif hale geçmesinde efor ve stres faktörüne ilave olarak etkili olabileceği oybirliğiyle mütalaa olunur.”

VÜCUDUNDA DARP İZİ VAR 
Hacı Zengin’in vücudunda “Darp” sonucu oluşan “ekimoz”da tespit edildi. Zengin’in sol kaş, sol omuz arka kısmı, sırt ve baş bölgesinde “ekimoz” bulunduğu bildirildi. Savculık rapor doğrultusunda soruşturmayı sürdürmeye karar verdi.
BAKAN ŞAHİN ‘BİTKİSEL’ DEMİŞTİ
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, biber gazıyla ölüm olaylarını bir soru önergesiyle gündeme getiren CHP Milletvekili Mehmet Kesimoğlu’na verdiği yanıtta, “Biber gazının ölüme neden olan kalıcı bir etkisi yoktur. Göz yaşartıcı OC gazı tamamen doğal bitkisel olup, insan sağlığı üzerinde kalıcı hiçbir etkisi olmadığına dair İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Ana Bilim Dalı tarafından verilmiş rapor mevcuttur” demişti.
BİR YILDA BENZER ÜÇ ÖLÜM
Son bir yılda Hacı Zengin’in ölümüyle benzer şekilde iki olay daha yaşandı. İlk olay 31 Mayıs 2011’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Artvin Hopa ziyareti sırasında yapılan protestolar sırasında meydana geldi. Kalp hastalığı olan emekli öğretmen Metin Lokumcu biber gazına maruz kaldıktan sonra fenalaşarak hastaneye kaldırıldıktan sonra hayatını kaybetti. Yalova’da 31 yaşındaki Çayan Birben, 7 Mayıs 2011’de iki grup arasındaki kavga sonrası olay yerine gelen polisin sıktığı biber gazından etkilendi. Hastaneye kaldırılan Birben kurtarılamadı.
BAKANLIK: BİBER GAZINDAN ÖLEN YOKTUR 
İzmir Barosu 14 Temmuz 2011’de İçişleri Bakanlığı’na dilekçe verip biber gazlı müdahalenin yasaklanmasını talep etti. Dilekçeye yanıt veren Bakanlık, “Bugüne kadar biber gazından etkilenerek insanların hayatını kaybettiğine dair resmi rapor yoktur” yanıtı verdi.

Elektronik Sağlık Kayıtları ve Hasta Mahremiyeti Toplantısı...