19 Aralık 2011 Pazartesi

PROF.DR.ZEKİ SOYSAL ANISINA 2.TIP HUKUKU GÜNLERİ 6-7 NİSAN 2012 İSTANBUL

2. DUYURU
PROF.DR.ZEKİ SOYSAL ANISINA 2.TIP HUKUKU GÜNLERİ 6-7 NİSAN 2012 İSTANBUL
Prof.Dr.Zeki SOYSAL
(Fotoğraf: Dr. Halis Dokgöz Arşivi)
Değerli meslektaşlarımız,

1.      İlk duyuruda,  2. Tıp Hukuku Günleri'nin 30-31 Mart 2012 tarihlerinde İstanbul'da "Prof. Dr. Zeki Soysal'ın anısına" ve "Adli Jinekoloji ve Obstetrik" ana temasında olmak üzere yapılacağı belirtilmişti. Ancak bu tarihlerde uygun boş salon bulunamadığı için; toplantı tarihleri 6-7 Nisan 2012 olarak ve İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Oditoryumu'nda yapılmak üzere değiştirilmiştir.
2.     Gelen görüşler doğrultusunda süre kısıtlılığı nedeni ile sözel bildiri ve poster kabul edilmeyecektir.
3.     Bu toplantılarda ATUD'la birlikte İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı, İstanbul Tabip Odası, İstanbul Barosu, Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği (HAYAD), Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) olmak üzere ilgili kuruluşlar yer alacaktır.
4.     Toplantı programında;  Prof. Dr. Zeki Soysal'ı anma toplantısı, "Adli Jinekoloji ve Obstetrik" konularında konferans ve paneller, "Otopsi Teknikleri" konulu panel yer alacaktır.

Saygılarımla bilgilerinize sunarım.

Düzenleme Kurulu adına
Prof. Dr. Sermet Koç

16 Aralık 2011 Cuma

Bu Bir Korku Filmi Değil !

Bu Bir Korku Filmi Değil!

Işıl ÖZGENTÜRK
Her meslekten, her yaştan, az önce hepsi başı bağlı, şişman bir kadına bir miktar para ödediler ve kadın onlara tembih etti: "Kız 13 yaşında, bekâretini henüz kaybetmedi, kaybetmesi bizim başımızı belaya sokar, ona göre muamele edin." Her meslekten, her yaştan erkek kalabalığı bu sözler üstüne başını sallıyor. Onlar ne yapacaklarını bilirler.

Onlar erkek! Teker teker, birbirlerinin sırasını gözeterek odaya giriyorlar. Ve odaya giren erkekler tekek teker küçük kız çocuğuna, bekâreti zarar görmesin diye.

Bu korku filminin, çok gerçek erkek elemanları kimlerdir, ne iş yaparlar, kızın hikâyesini çok sonraları öğrenen bir yazar, merak ediyor: İşte yazarın elindeki vicdansizlarin, irz düsmanlarinin listesi: Recep Sakız (Kızıltepe Kaymakamlık Yazıişleri Müdürü), Ersun Erdemir (ordudan irtica nedeniyle ihraç edilen yüzbaşı), Selman Aydın (devlet memuru), Enver Adanç (zabıta memuru), Şeyhdavut Dora (zabıta memuru), Şeyhdavut Oruç (belediye memuru), Cuma Uras (Mardin Vakıflar Şube Müdürü), Mahmut Temelli (Ziraat Odası Başkanı), Azat Aydın (astsubay), Ümit Ergin (ilköğretim okulu müdür yardımcısı), Mehmet Seyitoğlu (veznedar), Teyyar Salman (Orman İşletme Müdürlüğü şefi), Hamit Aydın (veznedar), Hamit Abdulsametoğlu (işyeri sahibi), Ali Aksoy (serbest meslek), Ahmet Günay (TEDAŞ işçisi), Osman Çakır (üniversite öğrencisi), Harun Uras (muhtar), Selahattin Kuray (serbest meslek) ve meslek belirtmeyen Şemsettin Aslan, Burhan Ertaş, Şeyhmus Cansin, Şeydavut Anuk, Nizam Denli, Sabri Ajak, Rıdvan Bayraktar, Rıdvan Abdulsemetoğlu, Süleyman Gök.

Doktorlar daha sonraları küçük kız oturabilsin diye tam dört tameliyat yapmak zorunda kalıyorlar. Mardinli küçük kızın hikâyesini daha sonraları öğrenen yazar, en çok bir ifadede donup kalıyor: Yukarıdaki adları ve meslekleri belli erkeklerden biri, bir işyeri sahibi, işini bitirdikten sonra kıza şöyle sesleniyor: "Kızım, kusura bakma şeytana uydum; benim de senin kadar bir kızım var. Ramazanda bana gel de karnını doyurayım." Bu çok erkek beyefendiler, işin kolayını da bulmuşlar, işte asıl korku filmi burada başlıyor: Ramazanda bir kap yemek, Cuma namazında bir rekat namaz ve işi şeytana havale ederek, pür-pakevlerine, işyerlerine ve kahvelerine dönecekler! Öyle ki memurların haklarında işlem yapılmayacak, şube müdürleri, oda başkanları, zabıta memurları Mardin'in sokaklarında başları dik dolaşacaklar! Çünkü bu ülke fazlasıyla erkek. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 13 yaşında 26 erkeğe satılan küçük kızın, bu kişilerle "kendi rızasıyla" birlikte olduğu yorumu, anlı şanlı Yargıtay'ın 14. Ceza Dairesinde onay gördü. (Kararı veren Yargıtay 14.Ceza Dairesi'nin 11 üyesinden 8'ini AKP'li yeni HSYK atamıştı.) 

Ey ağır ceza mahkemesi hâkimleri, Yargıtay üyeleri, bu verdiğiniz kararla siz de bu korku filminin ana kahramanlarının yanında yer aldınız. "Kanunlar böyle" diye kestirip atmayın,küçücük bir kız çocuğunu savunamayan hukuk ve sizlerin bunun arkasına sığınmanız, bu korku filminin en utanç verici bölümü. Hukuk, yazılı kanunların, insan haklarına uygun uygulanmasından başka nedir ki? Hukuk fakültelerinin birinci dersinde bu öğretilir.

Işıl ÖZGENTÜRK
6 Kasım 2011 - Cumhuriyet

15 Aralık 2011 Perşembe

SEMİNER: KANADA'DA ADLİ TIP YAPILANMASI


SEMİNERE DAVET...

Ankara'daki Adli Tıp Uzmanlarının 
aylık müşterek seminer programları 
kapsamında 23.12.2011 tarihinde 
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 
Adli Tıp Anabilim Dalı'nda 
Uzm.Dr. Alper KETEN 
"Kanada'da Adli Tıp Yapılanması" 
başlıklı semineri ile Kanada'daki 
6 aylık deneyimlerini 
paylaşacaktır.

Tüm meslektaşlarımız davetlidir.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Adli Tıp Anabilim Dalı Çalışanları
(Kaynak: atud@yahoogroups.com)

13 Aralık 2011 Salı

Uzman olmayanların ceset kalıntıları ve ölü hakkında bilgi yönetiminde yararlanabilecekleri başarılı uygulamalar...

http://www.ihop.org.tr/dosya/diger/icrc_002_858_TR.pdf
İnsan Hakları Ortak Platformu, insan hakları hareketinin kullanımı için uluslararası insan hakları mekanizmalarının ürettiği belgeleri çevirmeye düzenli olarak devam etmektedir. Bu kapsamda, Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) tarafından 2003 yılında yayımlanan “Uzman olmayanların ceset kalıntıları ve ölü hakkında bilgi yönetiminde yararlanabilecekleri başarılı uygulamalar” başlıklı rehber İHOP tarafından İnternet üzerinden dağıtılmak üzere Türkçeye çevrildi.
Bu rehber, doğrudan veya dolaylı yoldan silahlı çatışma veya ülke içi şiddet sonucu ölenlerin kalıntılarının, uzman olmayanlar tarafından gerektiği gibi ele alınmasına yönelik tavsiye ve iyi uygulama örneklerini içermektedir. Bu tavsiye ve iyi uygulamalar silahlı çatışma ve ülke içi şiddet durumlarının kendine özgü özelliklerini ortaya koymakta; bunların insani yardım kuruluşlarının görev ve sorumluluklarına yansıması ve adli incelemeler açısından etkilerinin üzerinde durmaktadır. Rehber, adli uzmanların ulaşılabilir olmadığı durumlarda özellikle insani yardım kuruluşlarında çalışan kişilerin bu tür olaylara müdahil olabilmeleri için gerekli operasyon prosedürlerini de içermektedir.
Çeviren: Kerem Çiftçioğlu
Düzelti: Yrd. Doç. Dr. İsmail Özgür Can
© ICRC, 2004 Türkçe çeviri yayın tarihi: Eylül 2011

Rehberi aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz:
Metnin İngilizce orijinaline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
http://www.icrc.org/eng/resources/documents/publication/p0858.htm 




İçindekiler 
Önsöz.................................................................................................. 3
1. Uluslararası İnsancıl Hukuk’ta (IHL) ölüler ve mezarlara yaklaşım ............. 7
2. Genel değerlendirmeler ...................................................................... 9
3. Uzman olmayanların müdahili ............................................................ 12
4. Mezardan çıkarma ve/veya kimliklendirme sürecinde topluluğun ve 
ailenin katılımı .................................................................................... 13
5. Ölüm öncesi veri ve DNA analizi için örnek toplanması sürecine aile 
müdahili ............................................................................................ 15
6. Aileler ve ölüm................................................................................. 17
7. Ölümle ilgili bilgi vermek ve kişisel eşya veya ceset kalıntılarını 
ailelere iade etmek ............................................................................. 18
8. Anma törenleri ve toplu cenazeler....................................................... 19
9. Kayıp kişilerin aileleriyle çalışan personel için eğitim ve destek .............. 20
Ek A: Ölümün anlamına dair değerlendirmeler ve uygun davranışa yönelik 
tavsiyeler........................................................................................... 22
Ek B: Yetkililer tarafından sağlanacak ölüyle ilgili bilgi kontrol listesi .......... 26
Ek C: Mezarlar dâhil ceset kalıntısı barındıran yerlerin yönetimine dair 
kontrol listesi...................................................................................... 27
Ek D: Ceset kalıntıları toplanmasında kullanılacak bilgi kontrol listesi ......... 29
Ek E: Ceset kalıntılarının acil olarak toplanması veya taşınması durumunda 
kullanılacak kontrol listesi .................................................................... 31
Ek F: Hastane morgundaki ceset kalıntılarının yönetiminde kullanılacak 
kontrol listesi..................................................................................... 34
Ek G: Adli uzmanların yokluğunda mezar açma prosedüründe kullanılacak 
kontrol listesi (örnek; mezarlar, kuyular, mağaralar) ................................. 36
Ek H: İnsan kalıntılarının acil veya geçici bir şekilde gömülmesine dair 
kontrol listesi...................................................................................... 39
Ek I: Sadece dış muayenenin yapılabileceği/mümkün olduğu durumlarda 
adli incelemeler için kontrol listesi ........................................................ 42
Ek J: Ortam, şartlar gibi olayla ilgili toplanabilecek bilgiler için kontrol 
listesi................................................................................................ 44
Ek K: Kişiler hakkında olay ile bağlantılı olabilecek ek bilgilerin toplanması 
için kontrol listesi ............................................................................... 45
Ek L: Doğrudan tanık ifadelerinin toplanmasında kontrol listesi................... 47
Ek M: Ceset kalıntılarında yüzey belirtileri: Uzman olmayanlar için özet 
öneriler............................................................................................... 49

12 Aralık 2011 Pazartesi

''İnsan Hakları Haftası'' etkinliği; Toplumsal Travmalar, Van Deneyimi, Kriz Ortamında Psikososyal Hizmetlerin Örgütlenmesi

Toplumsal Travmalar, Van Deneyimi, 

Kriz Ortamında Psikososyal 

Hizmetlerin Örgütlenmesi

Moderatör: Şahika Yüksel

Konuşmacılar:

Sõren Buus Jensen 
(Uluslararası Travma Çalışmaları Programı koordinatörü (ITSP) Danimarka)
Büyük ölçekli organize şiddete uğrayan kitlelerde olası iyileştirici ve koruyucu etkenler: Ruh sağlığında insan hakları açısından sosyal onarım
 
Feyza Çelik(TPD Ruhsal Travma ve Afet Çalısmaları Bilimsel Çalısma Birimi)
23 Ekim'den - 13 Aralığa Van Deprem Deneyimi
 
A. Tamer Aker(Kocaeli Üniversitesi SBE Ruhsal Travma ve Afet Çalışmaları Birimi)
Türkiye'de Afet Psikiyatrisi Çalışmaları

Tarih: 13 Aralık 2011, Salı
Saat : 18:30 - 20:30
Yer : Midtown Hotel, Lamartin Caddesi No:13, Taksim - İstanbul

     Bu yılki dünya insan hakları haftasında Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) İstanbul ve Kocaeli şubeleri ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı olarak ülkemizde yaşanan doğal afetler ve süregiden çatışma ortamını birlikte tartışmak istedik. Toplumsal travmalar, sosyal, kültürel, politik, ekonomik, psikolojik boyutları olan kişilerin ve yaşanan toplumu geniş ölçüde ve uzun süreli olarak etkileyen karmaşık olaylardır. Bu toplantının amacı Toplumsal Travmalar konusunda farklı toplumların deneyimleri ve başa çıkma konusunda kullanılan modelleri tanımak ve tartışmaktır.

     Bu konuyu çatışma, savaş, afet yaşanmış Uganda’dan Şili’ye pek çok ülkede travmaların onarılması süreçlerinde acil psikososyal hizmetlerin örgütlenmesi alanında deneyimleri olan Psikiyatrist S. Buus Jensen takdim edecektir.

     Diğer iki sunum ise travmanın bir başka boyutu olan doğal afetler ve deprem üzerine odaklanacaktır. Depremlerin ne derece doğal, ne derece insan kaynaklı hata ve eksiklerden dolayı toplumları etkilediği öteden beri tartışılan bir konu olagelmiştir. Depremlere bağlı kayıpların çok acı verici olduğunun altını tekrar tekrar çizmek gerekir. Son yaşadığımız Van ve Erciş depremleri bize insanın doğa ile olan olumsuz etkileşimini tekrar hatırlamıştır. Bu çerçevede depremlere bağlı olarak toplumların etkilenmesini bir insan hakları sorunu gibi görmemiz yerinde olacaktır.

     TPD'nin Van ve Erciş deneyimi bize TPD Ruhsal Travma ve Afet Çalışmaları BÇB koordinatörü Feyza Çelik tarafından sunulucaktır. Türkiye'nin deprem deneyimini ise yine aynı BÇB'den A. Tamer Aker aktaracaktır.

     Toplumsal travmalarda doğa ve insan etkileşiminden kaynaklanan pekçok boyutu sizlerin katılımlarıyla zenginleştirebileceğimizi inandığımız toplantımızda buluşmak dileğiyle.

Saygılarımızla...

Türkiye Psikiyatri Derneği İstanbul Şubesi, Doğan Şahin
Türkiye Psikiyatri Derneği Kocaeli Şubesi, A. Tamer Aker
Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Şebnem Fincancı

IALM 2012 İSTANBUL...

22. CONGRESS OF THE INTERNATIONAL ACADEMY OF LEGAL MEDICINE
JULY 5-8, 2012 İSTANBUL
http://ialm2012.org/?p=invitation
ÖNEMLİ TARİHLER VE KONGRE BAŞKANLARININ DAVET YAZILARINI PAYLAŞIYORUZ...

Important Dates;

Abstract Submission: March 30, 2012
Acceptance-Rejection: April 16, 2012
Early Registration: April 24, 2012
Late Registration: June 11, 2012
Onsite Registration:From June 11, 2012

It's my privilege and great pleasure to invite you to the 22nd IALM Congress, which will be held in Istanbul from 5 to 8 July 2012.

The congress will be an excellent opportunity to learn about the latest doctrinal, scientific, and technological advances in legal medicine and forensic sciences with its workshops, advanced courses, seminars, panels and lectures as well as oral and poster presentations. The most prestigious professionals from the international forensic community will contribute and be a part of this important scientific event.

We will host you in Istanbul, in a truly world city where the continents meet, a city which everyone should visit at least once in their lifetime. It is an enchanting blend of Eastern and Western culture, a vibrant, modern city, with a unique identity. Although it is ten thousand years old, Istanbul’s rich past coexists alongside its youthful exuberance. That’s why we have very attractive social activities planned for the conference participants.

With my best wishes to you all.
Prof. Dr. Mete Korkut Gülmen
IALM 2012 Congress President

8 Aralık 2011 Perşembe

XIX. ULUSLARARASI ÇOCUK İSTİSMARI VE İHMALİ KONGRESİ İSTANBUL...

XIX. ULUSLARARASI ÇOCUK İSTİSMARI VE İHMALİ KONGRESİ 09-12 EYLÜL 2012 TARİHLERİ ARASINDA İSTANBUL HARİBİYE KÜLTÜR MERKEZİ'NDE GERÇEKLEŞTİRİLECEK. 
http://www.ispcan2012.org/important_dates.asp
ÖNEMLİ TARİHLER VE KONGRE BAŞKANLARININ DAVET YAZILARINI PAYLAŞIYORUZ...

Abstract Submission opens: 17 October 2011
Abstract Submission closes: 29 February 2012
Abstract Notification to authors: 15 April 2012
Early Registration deadline: 31 May 2012

Dear Colleagues,

It's a great pleasure for International Society for Prevention of Child Abuse and Neglect (ISPCAN) and the Turkish Society for Prevention of Child Abuse and Neglect (TSPCAN) to invite you to Turkey for the 19th ISPCAN International Congress on Child Abuse and Neglect which will be held in Istanbul on September 09 - 12, 2012.

TSPCAN, founded in 1988, has been actively working for the prevention of child abuse and neglect in Turkey. In 2001, we have organized the 8th ISPCAN European Conference in Istanbul. TSPCAN has become a National Partner of ISPCAN in 2006. This time, we would like to welcome you again in Istanbul for the 19th ISPCAN International Congress.

Our Congress theme is: "Every Child Matters: Promoting Local, National and International Partnerships for Protecting Children". Decades of work on child abuse and neglect have shown that the most effective way to deal with this multifaceted problem is through integrating our resources and efforts. It is hoped that this Congress will focus on the concept of partnership and discover the best ways to integrate human resources to prevent, detect and effectively intervene with child abuse and neglect.

Istanbul is one of the most magical and enchanting cities of the world. The two continents of Europe and Asia meet and embrace here across the Bosphorus, carrying with them unique flavors of the Orient and the Occident. Since the dawn of time, Istanbul has been a meeting place of people from different religions and cultures, people who came together and learned to live in peace and harmony.

We are looking forward to welcoming participants from all countries to this exciting city in September 2012.

With Best Regards 


Figen Sahin, MD
Professor of Pediatrics
Gazi University - Ankara - Turkey
Congress Co-Chair (Turkey LOC)


Joan Van Niekerk
Congress Co-Chair (ISPCAN)

http://www.ispcan2012.org/important_dates.asp

7 Aralık 2011 Çarşamba

İHMAL VE İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUĞA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM...

İHMAL VE İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUĞA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM
Hastane Temelli Çocuk Koruma Merkezleri İçin Başvuru Kitabı "İHMAL VE İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUĞA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM" kitabı yayınlandı. UNICEF Türkiye Ülke Ofisi tarafından yayınlanan kitabın editörlüğünü Prof.Dr. E.Tolga DAĞLI ve Prof.Dr. Mehmet Akif İNANICI yaptı. Kitap 216 sayfadan oluşmakta ve geniş bir yazar grubu tarafından yazılmıştır. Üniversitelerde Çocuk Koruma Merkezleri arasında eşgüdüm ve bütüncül yaklaşım açısından da bir başvuru kaynağı niteliğinde...
Yazarlar

6 Aralık 2011 Salı

HEMŞİRELİKTE TIBBİ UYGULAMA HATALARI SEMPOZYUMU İZMİR

HEMŞİRELİKTE TIBBİ UYGULAMA HATALARI SEMPOZYUMU 10 ARALIK 2011 tarihinde saat: 09:00-17:00 arasında  Crown Plaza Otel İnciraltı İZMİR'de gerçekleştirilecektir.

5 Aralık 2011 Pazartesi

PROF.DR.ZEKİ SOYSAL ANISINA "2. TIP HUKUKU GÜNLERİ İSTANBUL"...

Adli Tıp Uzmanı Dr. Sadi ÇAĞDIR'ın fırçasından
Prof.Dr.Zeki SOYSAL

ATUD olarak, ilki geçen yıl Av.Dr. Hasan Çankaya Anısına gerçekleştirilen "Tıp Hukuku Günleri 1" etkinliğimizin ikincisi yapılacaktır.

2. Tıp Hukuku Günleri Mart 2012 tarihinde İstanbul'da "Prof. Dr. Zeki Soysal'ın anısına" ve "Adli Jinekoloji ve Obstetrik" ana temasında yapılacaktır.
Bu toplantılarda, İstanbul Tabip Odası, İstanbul Barosu, Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği (HAYAD), 
Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) olmak üzere ilgili kuruluşların yer alması için çalışmalar başlamıştır.
Ayrıntılı program kısa süre içerisinde ayrıca duyurulacaktır.
Katılımınızı bekler, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Saygılarımızla.
Prof.Dr. Sermet Koç
Düzenleme Kurulu adına

30 Kasım 2011 Çarşamba

ADLİ TIP UZMANLARI DERNEĞİ YÖNETİM KURULU TOPLANTISI'NA DAVET...

29.10.2011 tarihinde yapılan Adli Tıp Uzmanları Derneği Genel Kurulu'nda seçilmiş olan ATUD yönetim kurulu 
her ayın ilk cumartesi günü yapılacak olan geniş katılımlı ilk toplantısını 
03.12.2011 tarihinde Cumartesi günü saat 15.30'da İstanbul Tabip Odası'nda gerçekleştirecektir. 

Yönetim kurulu toplantımızın asil ve yedek tüm yönetim kurulu üyelerimizin yanısıra 
katılmak isteyen dernek üyelerimizin katılımına da açık olduğunu bilgilerinize sunarız.

Adli Tıp Uzmanları Derneği Yönetim Kurulu

ADLİ TIP BÜLTENİ YAYINLANDI...

ADLİ TIP BÜLTENİ
Adli Tıp Uzmanları Derneği'nin bilimsel yayın organı "ADLİ TIP BÜLTENİ"nin yeni sayıları yayınlandı...


Editörlüğünü Prof.Dr. Nadir ARICAN'ın yaptığı dergiye makalelerinizi adlitipbulteni@gmail.com adresinden de ulaştırabilirsiniz...
ADLİ TIP BÜLTENİ 2010; 15(1) 
ADLİ TIP BÜLTENİ 2010; 15(2)
ADLİ TIP BÜLTENİ 2010; 15(3)

29 Kasım 2011 Salı

CİNSEL SUÇLARA YAKLAŞIMDA NERDE ÇARE (N.Ç.)

Prof.Dr. Yasemin Balcı
Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi
Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Medyada genişçe yer bulduğu için herkes N.Ç. davasını biliyor. Üzmez davasında da yazdığım gibi N.Ç. ne ilktir ne de son olacağa benzemektedir. Ancak bu tür olguların medyaya taşınması, konunun kamuoyu gündeminde tartışılmasına vesile olmaktadır. N.Ç. davasında hukukun yazılı kurallarına uydurularak ceza öngörülen olaya karşı toplumun vicdani tepkisi gözlenmiştir. Herkesin bildiği gibi konunun kavramlar ve kurallarla ele alınması farklı, “insan” odaklı ve “vicdani” odaklı yaklaşım farklıdır. Aslında hukuki yaklaşımla insancıl yaklaşımın biraraya gelmesi beklenir. Buna da hukuk dilinde “insancıl hukuk” denmektedir. Kaynağını hatırlamamakla birlikte, okuduğum şu ilginç kıssadan hisseyi paylaşmak istiyorum.
İngiliz yargıç, gece yarısı parktan geçen kızı korkutan adama 7 yıl 7 gün hapis verince, şaşıran gazeteciler sormuşlar:
“Adam kıza elini bile süremedi. Kaçan kızın çığlıklarına yetişenler adamı yakaladılar. Bu 7 yıl, 7 gün çok değil mi ?”
Yargıcın yanıtı hukuk dersi niteliğindedir!!!
“Kızı korkutmanın karşılığı 7 gündür. 7 yıl ise İngiliz kızlarının gece yarısı parkta dolaşma özgürlüklerine saldırmanın cezasıdır.”
Her şeyden önce cinsel suçları makul gösteren pek çok yanlış inanış ve cinsiyete dayalı eşitsizliklerle mücadele etmek gerekmektedir. Daha önce de hep yazdığım gibi, bu mücadelede tek başına bireylerden tüm kurumlara kadar her birey ve kuruma sorumluluklar düşmektedir. Eflatun’un “Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar çirkindir.” Şeklindeki özlü sözü başka lafa gerek bırakmamaktadır.
Cinsel suçlarla mücadele açısından ülkemizde olumlu çabalar da var. Örneğin; N.Ç. olayında Sayın Bakan Fatma Şahin’in yaklaşımı son derece olumlu idi. Umarız bu olumlu yaklaşım, olayın gündemden kalkmasıyla bitmez, cinsel suçların değerlendirilmesindeki süreçlere ilişkin ülke çapında “Cinsel Saldırı Kriz Merkezleri” gibi yapılanmaların da önünü açar.
Bir de, cinsel suça karşı duruş ve ilkeler ortaya koyan kurumsal yaklaşımlar var. Bunlardan da bahsetmek istiyorum.
İlk olarak Sabancı Üniversitesinin Cinsel Taciz Yönergesi olduğunu duyduğumda bu olumlu yaklaşımdan etkilenmiş ve Sabancı Üniversitesinde bunun için çaba sarf eden herkesi takdir etmiştim. Üniversite Senatosu tarafından onaylanan Yönergeye ekli bir de “Cinsel Tacize Karşı Önlem ve İlkeler Belgesi” var. Bu belgede cinsel tacizin tanımı, nelerin cinsel taciz kapsamında değerlendirileceği, üniversite içinde yaşanan ya da tanık olunan cinsel taciz durumlarında danışmanlık, destek ve başvuru mekanizmaları yer almaktadır. Bu belgede önemli yaklaşımlar vardır. Bazılarına özellikle yer vermek istiyorum.
“Bir kişi, diğer bir kişi üzerinde yetki sahibi olduğu bir mevkide bulunuyorsa ve bu yetki aracılığıyla o kişinin akademik veya iş ortamını önemli ölçüde etkileyecek durumda ise, bu bireyler arasında bir güç eşitsizliği/dengesizliği var demektir. Yönetici-çalışan arasında, öğretmen-öğrenci arasında, dekan-öğretim üyesi arasında, profesör-doçent arasında, doçent-yardımcı doçent arasında, okutman-öğrenci arasında, ders veren asistan-öğrenci arasında, böylesi bir güç dengesizliği mevcuttur.”
“Bir kişi, diğer bir kişi üzerinde kurumsal güç kullanmasına izin veren bir yetkiye sahipse, yani, verilen notları, sınav veya tez savunması bağlamındaki değerlendirmeleri, öğretim üyesinin terfisi, hastalık veya tatil izninin onaylanması vb. kararları etkileyebilecek yetkideyse, “kurumsal güç”ten söz edebiliriz.”
“Denetleme, öğretme, değerlendirme, yönlendirme, danışmanlık ilişkisi içindeki bireyler arasında romantik ve/veya cinsel ilişkiler, daha yüksek kurumsal yetkiye sahip olan kişinin objektif kararlar almasını engelleyebilir. Bu durum, ‘kişinin şahsi çıkarları ile kamusal veya profesyonel sorumlulukları arasında uyuşmazlık’ olarak tanımlanabilir. Bu nedenle de, öğretim üyesi/personel/lisansüstü öğrenci/lisans öğrencilerine ders veren asistanlar ve öğrenciler arasında olduğu kadar, üst-ast konumundaki yöneticiler ve çalışanlar arasında da romantik ve/veya cinsel ilişkiler, uygunsuzdur.”
“Çalışanların (öğretim üyeleri, okutmanlar, asistanlar, idari personel), üzerlerinde akademik veya kariyer belirleyici otoriteye sahip oldukları öğrencilerle romantik ve/veya cinsel ilişkiye girmeleri yasaktır. Bu yasak, idari çalışanlar arası benzer ilişkilerde de geçerlidir. Öğretim üyeleri, romantik ve/veya cinsel bir ilişki içinde oldukları öğrenciye, tez danışmanlığı yapamazlar veya onun tez jürisinde yer alamazlar.”
Benzer şekilde Ankara Üniversitesi de Ağustos 2011 tarihinde bir Senato kararı ile “Ankara Üniversitesi Cinsel Tacize ve Cinsel Saldırıya Karşı Politika Belgesi”ni oybirliği ile kabul etmiştir. Bu belgede de Ankara Üniversitesi bünyesinde oluşturulan “Cinsel Tacize ve Cinsel Saldırıya Karşı Destek Birimi”, birimin yapısı, üyeleri, işleyiş biçimi ve benzeri konular yer almaktadır.
Derken, son olarak Eğitim-Sen’in İstanbul’daki Üniversiteler Şubesi, “Şubenin bütün üyeleri cinsel tacize hiçbir koşul altında müsamaha gösterilmeyeceğini bilir ve kabul ederler. Şube cinsel taciz konusunda bilinç oluşturarak farkındalık yaratmayı, üyelerini cinsel taciz konusunda bilgilendirmeyi, cinsel taciz vakalarını takip etmeyi ve cinsel tacize maruz kalan bireyler için destek mekanizmaları sunmayı taahhüt eder.” diyen ve ayrıntıları devam eden “Tacize Karşı İlkeler Belgesi” yayınlamıştır.
Bu örneklerde olduğu gibi, bünyesinde çalışan personeli olan insana hizmet veren tüm kurumların cinsel taciz ve saldırıya karşı ilkeli duruşlarını sergilemeleri gerektiği kanısındayım. Vücut dokunulmazlığı ve cinsel dokunulmazlık kavramlarının aileden başlayarak okullarda ve iş yerlerinde içselleştirilmesi için çaba sarf edilmelidir.

XVII. TIPTA UZMANLIK KURULTAYI YAPILDI...

Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu'nca Ankara Tabip Odası'nın ev sahipliğinde düzenlenen XVII. Tıpta Uzmanlık Eğitimi Kurultayı, 25-26-27 Kasım 2011 tarihleri'nde Ankara'da gerçekleştirildi. XVII. Tıpta Uzmanlık Eğitimi Kurultayı 25 Kasım 2011 Cuma günü, Ankara'da Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kültür Merkezi Kırmızı Salon'da başladı. İlk gün, TTB UDEK Çalışma Grupları IX. Genel Kurulu gerçekleştirildi. UDEK Genel Sekreteri Prof. Dr. Dilek Aslan'ın kolaylaştırıcılığı ve UDEK Başkanı Prof. Dr. İskender Sayek'in açış konuşmasıyla başlayan program, Çalışma Grupları toplantısıyla sürdü. Sekiz Çalışma Grubu'nda toplantılar gerçekleştirildi. Çalışma Grupları ve çalışma konuları şöyle:
1- Etik Çalışma Grubu: Tam Gün Politikalarının Yarattığı Etik Sorunlar
2- İlaç ve Teknoloji Çalışma Grubu: Reçetelerde İlaç Kısıtlamaları / Sorunlar ve Çözümler
3- Sürekli Tıp Eğitimi / Sürkeli Mesleki Gelişim Çalışma Grubu: Resertifikasyon-Kredilendirme
4- Toplum Sağlığını Geliştirme Çalışma Grubu: Kanun Hükmünde Kararname ve Toplum Sağlığına Etkileri
5- E-Sağlık Çalışma Grubu: Sağlıkta Mobilite ve Mobil Teknolojiler
6- Asistan ve Genç Uzman Hekimler Çalışma Grubu: Genel Kurul Çalışmaları
7- Medya İle İletişim Çalışma Grubu: Medya ile "Doğru ve Etkili" İletişim; Uzmanlık Derneklerinin Rolu ve Sorumluluğu
8- Görev Grubu: Acillerde Yaşanan Şiddet ve Uzmanlık Derneklerine Düşenler
Çalışma gruplarının yaklaşık iki saat süren toplantısı ve öğle arasının ardından, toplantıların rapor hazırlığına geçildi. Raporların Genel Kurul'a sunulmasınnı ardından, ilk gün programı sona erdi.
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Kurultayı'nın 26-27 Kasım programı da konferans ve panellerle sürdü. (www.ttb.org.tr)
Prof.Dr. Yaşar Bilge
Prof.Dr. Yaşar BİLGE'nin XVII. Tıpta Uzmanlık Kurultayı ile ilgili değerlendirmeleri;
Kamu-özel ortaklığı hastanelerin çalışmasını güçleştirebilir.
Etik ilkeler, özerklik, yararlı olma, zarar vermeme, adalet.
Onam verme yeterliliği olmayan kişilerle ilgili değerlendirmeler üst kurullarca değerlendirilmelidir.
Etik kurullarının önerdiği çalışma kurallarına uyulmalıdır.
Hukuka aykırı uygulamalardan kaçınılmalıdır.
Otonomi geliştirilecek tarzdaki uygulamalara öncelik verilmelidir.
Resertifikasyon, kredilendirme kuralları ve uygulamaları geliştirilmeli. Yeterlik Kurulunun Kurum ziyaretleri olmalı. Sınavlarını yapmalı. Yeterlik Sınavlarına girme isteklilikleri artırılmalı. 
Birlikte üretilmeli. Akılcı ilaç kullanılmalı. Endüstri ilaç ilişkisinde maddi çıkar ilişkisi olmamalı. Mesleki uygulamalar alanında yetim ilaçlara, antidotlara öncelik verilmeli. Alan çalışmaları, çatışmaları önlemek içindir. Çalışma grupları oluşturulmalı. Medya: Bitkisel ürünler tanıtımı, ruhsatlandırma açısından önemlidir. 
Klinik araştırmalar: Çocuk formulasyonları kısıtlı olduğundan geliştirilmeli. 
Teknoloji: Diyagnostik cihazların ülkeye kontrollü sokulması önerilir. Kullananların yeterliliği olmalı.

TEMEL DEĞERLER: Etik, uzman, çağdaş, güvenilir, bilimsel, adil, laik, tarafsız, araştırmacı, güncel, şeffaf, üretken olma özelliğine dikkat edilmeli. Bilirkişiler için standart oluşturulmalı. İşbirliği olmazsa saldırı ve savunma pozisyonları oluşur. Tıbbi uygulama hataları halk sağlığı sorunudur. Hastaların zararları kısa sürede ve bütünüyle karşılanmalı. Hata nedenleri araştırılmalı. Önleyici çalışmalar yapılmalı. Zararlar kamusal fondan karşılanmalı. Hataları teşvik eden düzenlemeler yapılmalı. Uygun koşullarda, alt yapı gereksinimleri karşılanmış ortamlarda eğitim yapılmalı. Eğitim gerekleri güncel ve bilimsel karşılanmalı. Kadroların yeterli sayıda, güçlü, yandal destekli, araştırmacı niteliği olmalıdır. 
Hizmet kaynaklı tüm zararların malpraktis veya komplikasyon ayrımı yapmadan kamusal fonla tanzim edilmeli. Birey suçlama yerine, zarar oluşum sürecine odaklanmalı. Hata bildirme teşvik eden düzenlemeler yapılmalı. Eşdeğerli sistemler uygulanmalı. 

17. Tıpta Uzmanlık Eğitim Kurultay’ını Düzenleyen Ankara Tabip Odasına, TBB_Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kuruluna teşekkür ederim. 
Prof. Dr. Yaşar Bilge (atud@yahoogroups.com)