22 Nisan 2013 Pazartesi

Mahremiyet istedi, iki ay hapis verildi (Radikal)...


Acile getirilen kadın tutukluyu jandarma nezaretinde muayene etmek istemeyen doktor Burhan Birel, 'görevi kötüye kullanmaktan' ceza aldı.

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan KCK tutuklusu Mehtap Çoban, karın ağrısı nedeniyle Diyarbakır Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde getirildi. Görevli doktor Burhan Birel, güvenlik güçlerinin nezaretinde kelepçeli olarak tutulan hastanın öyküsünü dinledikten sonra, muayene için ‘hastanın kelepçelerinin çözülmesi ve hasta mahremiyetinin sağlanması için güvenlik güçlerinin dışarı çıkmasını’ istedi. Ancak, güvenlik görevlileri hastanın ‘terör suçundan tutuklu olduğunu’ belirtip dışarı çıkmayı reddetti. Birel, tutuklunun, ‘elleri kelepçeli ve mahremiyet ortamı sağlanamadan’ muayenesinin Türkiye ’nin de taraf olduğu İstanbul Protokolü’ne aykırı olduğunu anımsatarak, jandarmadan tekrar dışarı çıkmasını istedi. 
Mahremiyet istedi, iki ay hapis verildi
Doktor Birel, kararla ilgili olarak Ben orada bir hekim olarak
yargılanmaktan onur duydum ancak bir insan olarak
yargılanmaktan utanç duydum dedi.
Güvenlik güçlerinin dışarı çıkmayı reddetmesi üzerine Birel, acil servisin fiziki koşullarında muayene yapılmasının mümkün olmadığını ifade etti ve hastayı telefonla görüştüğü Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi’ne sevk etti. Çoban’ın muayenesi burada gerçekleştirildi. Jandarmanın muayenesi sırasında oda dışında beklemeyi kabul ettiği öğrenildi.

Bu anlayış bırakılmalı

Olay üzerine başhekimlik güvenlik güçleri hakkında muayeneyi engelledikleri gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruldu. Ancak jandarmanın suç duyurusu üzerine doktor Birel hakkında ‘görevi kötüye kullanmak’ suçlamasıyla Diyarbakır 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Birel’in avukatı Mustafa Güler, savunmasında hastanın belli suçların tutuklusu ya da hükümlüsü olması halinde mahremiyet hakkının ihlal edilebileceğine ilişkin anlayışın artık geride bırakılması gerektiğini belirtti. Güler, benzer benzeri olayların Ankara , Muğla ve Mardin / Midyat’ta yaşandığını ancak hekimle ilgili ‘soruşturma izni verilmediğini’ ifade ederek, ilgili kararları sundu. Güler, Birleşmiş Milletler’ce kabul edilen ‘İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için El Kılavuzu’nda yer alan “Tutukluların tıbbi muayeneleri cezaevi yetkililerinin duyamayacağı ve söz konusu doktor aksini talep etmedikçe, göremeyeceği şekilde yapılmalıdır” maddesi ile Türkiye’nin imza koyduğu İstanbul Protokolü’nün hükümlerini anımsatarak, Birel’in buna uygun davrandığını belirtti.

2 ay 15 gün hapis

Mahkeme ise Birel’e 2 ay 15 gün hapis cezası verdi. Kararı Radikal’e değerlendiren Birel, şunları söyledi: “Ben orada bir hekim olarak yargılanmaktan onur duydum ancak bir insan olarak yargılanmaktan utanç duydum. İstanbul Protokolü’nü uyguladığım halde bu cezaya maruz kaldım. Dünya ülkelerinin imza koyduğu bu protokolü en çok bizim uygulamamız gerekirdi. Görevimi yaptığım için ceza aldım. Bunun üzüntüsü içerisindeyim. Bundan sonra hekim arkadaşların bu korku ile hareket etmemeleri için farklı bir karar çıkmalıydı.”

19 Nisan 2013 Cuma

ADANA BAROSU CMK SEMİNERİ...


Adana Barosu'nun düzenlediği CMK Eğitim Semineri Baro Tesisleri'nde başladı. 13-14 Nisan ve 20-21 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek seminerimize meslektaşlarımız ilgi gösterdi.
Baro Başkan Yardımcısı Av. Murat Loğoğlu ve Baro Saymanı Av. Ümit Büyükdağ Özdemir'in de hazır bulunduğu seminer; Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Polat İşoğlu konularında bilgi aktarımında bulundu. Yrd. Doç. Dr. İşoğlu soruşturma evresini teorik temelde ve fakat uygulamadan örnekler ile ele alma, uygulama içerisinde olanların mutlaka bilmesi gerekenler, ceza yargılamasında avukatlık yapan kimselerin görevlerini ifa ederken çektikleri zorlukları azaltmak ve uygulamadaki mesleki davranış biçimlerine katkı sundu. Soruşturma evresi avukatı yani müdafiinin; şüpheliye, kolluğa, savcıya ve hakime yaklaşımının nasıl olması gerektiği, kolluk birimlerine girerken nelere dikkat etmesinin elzem olduğu, itiraz müesseselerini nasıl işleteceği, soruşturma dosyasında nelere ve hangi itirazlara dikkat etmesi gerektiği; kısaca soruşturma evresindeki avukatın becerilerini karşılaştığı olaya, ne zaman ve nasıl aktif biçimde aktarabileceği anlatıldı.
İkinci bölümde Baro Saymanımız ve Kadın Hakları Koordinatörü Av. Ümit Büyükdağ Özdemir de çocuğa yönelik cinsel istismar konusunda canlandırmalı bir anlatım yaptı. Daha sonra söz alan  Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Biyoistatistik Anabilim Dalından Doç.Dr.Gülşah Seydaoğlu, 'Şiddet nedir? Nasıl algılanıyor? Şiddet mağduru ile iletişim nasıl olmalı? Konularında meslektaşlarımıza bilgiler aktardı.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıpn Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mete Korkut Gülmen de 'Adli Tıp' konusunda meslektaşlarımızı aydınlattı.
BAROMUZUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU CMK EĞİTİM SEMİNERİ BAŞLADI

17 Nisan 2013 Çarşamba

SWGSTAIN RECOMMENDED TERMINOLOGY IN TURKISH CONTRIBUTORS...


Değerli meslektaşlarım,
Prof.Dr.Kemalettin Acar
Dört yıl önce merak üzerine başladığım, 2010 yılı sonunda IABPA (International Association of Bloodstain Pattern Analysts) Basic BPA Kursunu tamamlayarak ve IABPA'ya üye olarak birkaç adım attığım kan lekeleri yolculuğumda, geçen hafta içinde yine IABPA tarafından düzenlenen Advanced BPA Kursunu tamamlayarak biraz daha mesafe katettiğimi sevinçle bildirmek isterim.

IABPA’nın alt komisyonlarından olan “SWGSTAIN Document Review Committee”deki görevim de halen devam etmektedir.

Bu alana merakı veya fikri olan, olgu paylaşmak isteyen, olgu danışmak isteyen yada konu ile ilgili her ne olursa bana iletmek isteyen tüm arkadaşlarımızın hiç çekinmeden benimle temas kurabileceklerini tüm samimiyetimle belirtmek isterim.

Bu arada BPA ile ilgili dünyadaki tüm uzmanların kullandığı ortak dil olan “SWGSTAIN Recommended Terms” adlı listenin Dr.Faruk AŞICIOĞLU, Dr.Murat Nihat ARSLAN ve benim birlikte çalışmamızla hazırlanan Türkçe çevirisi IABPA’nın web sayfasında (http://www.iabpa.org/turkish) geçtiğimiz cumadan bu yana yayınlanmaya başlamıştır.
İlgilenen tüm arkadaşların dikkatine sunar, saygı ve sevgilerimle herkese iyi çalışmalar ve güzel günler dilerim.

Prof.Dr.Kemalettin ACAR
Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi
Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı
DENİZLİ
Tel: 0258 2961680, 0505 7787898



SWGSTAIN RECOMMENDED TERMINOLOGY IN TURKISH
CONTRIBUTORS: 
Prof.Kemalettin ACAR, MD *
Assoc.Prof.Faruk ASICIOGLU, MD, PhD **
Murat Nihat ARSLAN, MD **
* Pamukkale University Medical Faculty, Department of Forensic Medicine, Denizli, TURKEY
**The Council of Forensic Medicine, Istanbul, TURKEY

1. Accompanying Drop: A small blood drop produced as a by-product of drop formation.
1. Refakatçi damla: Damla oluşumunun yan ürünü olarak ortaya çıkan küçük kan damlası.
2. Altered Stain: A bloodstain with characteristics that indicate a physical change has occurred.
2. Değişmiş leke: Fiziksel değişikliğe uğradığını gösteren özellikler bulunduran kan lekesi.
3. Angle of Impact: The acute angle (alpha), relative to the plane of a target, at which a blood drop 
strikes the target.
3. Çarpma açısı: Kan damlasının yüzeye temas ettiği sırada izlediği yolun hedef yüzey ile arasında 
kalan dar açı, alfa açısı.
4. Area of Convergence: The area containing the intersections generated by lines drawn through 
the long axes of individual stains that indicates in two dimensions the location of the blood source.
4. Kesişim bölgesi: Ayrı lekelerin uzun aksları boyunca çizilen hatların kesişimlerinden oluşan ve 
kanın kaynağını iki boyutlu düzlem üzerinde gösteren bölge.
5. Area of Origin: The three-dimensional location from which spatter originated.
5. Kaynak bölgesi: Serpintinin kaynaklandığı bölgenin üç boyutlu lokalizasyonu.2
6. Backspatter Pattern: A bloodstain pattern resulting from blood drops that traveled in the 
opposite direction of the external force applied; associated with an entrance wound created by a 
projectile.
6. Geri serpinti modeli: Ateşli silah ile meydana gelen yaralanmalarda giriş deliğinden mermi 
çekirdeğinin tersi yönünde geriye doğru serpilen kan damlalarının oluşturduğu lekeler.
7. Blood clot: A gelatinous mass formed by a complex mechanism involving red blood cells, 
fibrinogen, platelets, and other clotting factors.
7. Kan pıhtısı: Eritrositler, fibrinojen, trombositler ve diğer pıhtılaşma faktörlerini kapsayan karmaşık
bir mekanizmayla oluşan jelatinöz kitle.
8. Bloodstain: A deposit of blood on a surface.
8. Kan lekesi: Kanın bir yüzey üzerindeki birikintisi.
9. Bloodstain pattern: A grouping or distribution of bloodstains that indicates through regular or 
repetitive form, order, or arrangement the manner in which the pattern was deposited.
9. Kan lekesi modeli: Kan lekelerinin muntazam veya tekrarlayan bir şekil, düzen veya plan 
içerisinde gruplaşma veya dağılım göstermesi.
10. Bubble Ring: An outline within a bloodstain resulting from air in the blood.
10. Baloncuk halkası: Kandaki havanın leke içinde oluşturduğu halka şeklinde görünüm.
11. Cast-off Pattern: A bloodstain pattern resulting from blood drops released from an object due to 
its motion.
11. Saçılma modeli: Bir cisim üzerinden o cismin hareketi nedeniyle çevreye saçılan kan 
damlalarının oluşturduğu kan lekesi modeli.
12. Cessation Cast-off Pattern: A bloodstain pattern resulting from blood drops released from an 
object due to its rapid deceleration.
12. Kesilen saçılma modeli: Hareket halindeki bir cismin hareketindeki ani yavaşlama nedeniyle o 
cisimden saçılan kan damlalarının oluşturduğu kan lekesi modeli.3
13. Directionality: The characteristic of a bloodstain that indicates the direction blood was moving 
at the time of deposition.
13. Doğrultu: Lekenin oluşma anında kan damlasının izlediği yönü gösteren özellik.
14. Directional Angle: The angle (gamma) between the long axis of a spatter stain and a defined 
reference line on the target.
14. Doğrultu açısı: Hedef yüzey üzerindeki bir sıçrama lekesinin uzun aksı ile belirlenmiş bir 
referans doğrultu arasındaki açı, gamma açısı.
15. Drip Pattern: A bloodstain pattern resulting from a liquid that dripped into another liquid, at least 
one of which was blood.
15. Damlama modeli: Bir sıvının diğer bir sıvı içine damlaması (ki bu sıvılardan en az birisi kan 
olmalı) ile oluşan kan lekesi modeli.
16. Drip Stain: A bloodstain resulting from a falling drop that formed due to gravity.
16. Damlama lekesi: Yer çekimine bağlı olarak düşen bir kan damlasının oluşturduğu leke
17. Drip Trail: A bloodstain pattern resulting from the movement of a source of drip stains between 
two points.
17. Damlama yolu: Damlama lekelerinin kaynağının iki nokta arasındaki hareketine bağlı olarak 
oluşan kan lekesi modeli.
18. Edge Characteristic: A physical feature of the periphery of a bloodstain.
18. Kenar vasfı: Kan lekesinin çevresel kısmına ait fiziksel özellik.
19. Expiration Pattern: A bloodstain pattern resulting from blood forced by airflow out of the nose, 
mouth, or a wound.
19. Ekspirasyon modeli: Ağız, burun ya da bir yaradan hava akımı nedeniyle hareket eden kanın 
oluşturduğu kan lekesi modeli.4
20. Flow Pattern: A bloodstain pattern resulting from the movement of a volume of blood on a 
surface due to gravity or movement of the target.
20. Akma modeli: Sıvı kanın bir yüzey üzerinde yerçekimine ya da hedef yüzeyin hareketine bağlı 
olarak akması ile oluşan kan lekesi modeli.
21. Forward Spatter Pattern: A bloodstain pattern resulting from blood drops that traveled in the 
same direction as the impact force.
21. İleri serpinti modeli: Darbe kuvveti ile aynı yönde ilerleyen kan damlalarının oluşturduğu kan 
lekesi modeli.
22. Impact Pattern: A bloodstain pattern resulting from an object striking liquid blood.
22. Darbe modeli: Sıvı kana çarpan bir cisim nedeniyle oluşan kan lekesi modeli.
23. Insect Stain: A bloodstain resulting from insect activity.
23. Haşere lekesi: Böceklerin aktivitesi ile oluşan kan lekesi.
24. Mist Pattern: A bloodstain pattern resulting from blood reduced to a spray of micro-drops as a 
result of the force applied.
24. Zerrecik modeli: Uygulanan kuvvet nedeniyle mikro damlalar halinde püskürtme şekline 
dönüşmüş kanın neden olduğu kan lekesi modeli.
25. Parent Stain: A bloodstain from which a satellite stain originated.
25. Ana leke: Uydu lekenin kaynaklandığı esas kan lekesi.
26. Perimeter Stain: An altered stain that consists of the peripheral characteristics of the original 
stain.
26. Çerçeve lekesi: Orijinal lekenin kenar vasıflarına sahip olan değişmiş kan lekesi.
27. Pool: A bloodstain resulting from an accumulation of liquid blood on a surface.
27. Göllenme: Sıvı kanın bir yüzey üzerinde birikimi ile oluşan kan lekesi.5
28. Projected Pattern: A bloodstain pattern resulting from the ejection of a volume of blood under 
pressure.
28. Fışkırma modeli: Sıvı kanın basınç altında fışkırması ile oluşan kan lekesi modeli.
29. Satellite Stain: A smaller bloodstain that originated during the formation of the parent stain as a 
result of blood impacting a surface.
29. Uydu leke: Kanın bir yüzeye çarpması ile oluşan ana lekenin oluşumu esnasında meydana 
gelen daha küçük kan lekesi.
30. Saturation Stain: A bloodstain resulting from the accumulation of liquid blood in an absorbent 
material.
30. Doygunluk lekesi: Sıvı kanın emici bir materyal içinde birikimi ile oluşan kan lekesi.
31. Serum Stain: The stain resulting from the liquid portion of blood (serum) that separates during 
coagulation.
31. Serum lekesi: Kanın sıvı kısmı olan ve pıhtılaşma esnasında ayrılan serumun oluşturduğu leke.
32. Spatter Stain: A bloodstain resulting from a blood drop dispersed through the air due to an 
external force applied to a source of liquid blood.
32. Serpinti lekesi: Sıvı bir kan kaynağına uygulanan harici kuvvet nedeniyle hava içerisinde 
dağılan kan damlasının oluşturduğu kan lekesi.
33. Splash Pattern: A bloodstain pattern resulting from a volume of liquid blood that falls or spills 
onto a surface.
33. Dökülme modeli: Bir miktar sıvı kanın herhangi bir yüzey üzerine dökülmesi ya da akması ile 
oluşan kan lekesi modeli.
34. Swipe Pattern: A bloodstain pattern resulting from the transfer of blood from a blood-bearing 
surface onto another surface, with characteristics that indicate relative motion between the two 
surfaces.
34. Bulaştırma modeli: Kanın kanlanmış bir yüzeyden başka bir yüzeye taşınması ile oluşan ve iki 
yüzey arasındaki göreceli hareketle ilgili karakteristik özellikleri bulunan kan lekesi modeli.6
35. Target: A surface onto which blood has been deposited.
35. Hedef yüzey: Üzerinde kan birikmiş olan yüzey.
36. Transfer Stain: A bloodstain resulting from contact between a blood-bearing surface and 
another surface.
36. Taşınma lekesi: Kanlanmış bir yüzey ile başka bir yüzey arasındaki temas sonucu oluşan kan 
lekesi.
37. Void: An absence of blood in an otherwise continuous bloodstain or bloodstain pattern.
37. Eksik model: Diğer bölgelerinde sürekliliği bulunan kan lekesi ya da kan lekesi modeli içinde 
kanın bulunmayışı.
38. Wipe Pattern: An altered bloodstain pattern resulting from an object moving through a 
preexisting wet bloodstain.
38. Sıvama modeli: Bir cismin daha önceden mevcut ıslak bir kan lekesi içinde hareketi ile oluşan 
değişmiş kan lekesi modeli.


PANEL: ÇOCUK İSTİSMARI NEDİR ? NASIL FARKINA VARILIR? İSTİSMARA UĞRAMIŞ ÇOCUKLARLA İLGİLİ YASAL MEVZUAT....


TRABZON VALİLİĞİ
AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR TRABZON İL MÜDÜRLÜĞÜ
KTÜ KADIN ARAŞTIRMALARI MERKEZİ
KİKAP TRABZON-KİKAP-KİKAP ATAKUM ORTAK ETKİNLİĞİ

PANEL
Konu: ÇOCUK İSTİSMARI NEDİR ? NASIL FARKINA VARILIR?
İSTİSMARA UĞRAMIŞ ÇOCUKLARLA İLGİLİ YASAL MEVZUAT


Panelistler:
Av.Şahin ANTAKYALIOĞLU ,
Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürüyle Mücadele Ağı Koordinatörü
Türkiye Gençlik Federasyonu Başkan Vekili
Gündem Çocuk Derneği Genel Sekreteri
Konu: Çocuk İhmal ve İstismarına Güncel Yaklaşımlar
Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürüyle Mücadele Ağı Tanıtımı
Av.Sabit AKTAŞ 
Ankara Barosu
Konu:Çocuk İstismar Suçlarında Hukuksal Süreçte Yaşanan Sorunlar Nelerdir? Ne yapmalı?

Çocuğa Şiddetin Önlenmesi Ortaklık Ağı 

Prof . Dr.Selim ÖZKÖK AYDIN ADÜ Tıp Fak Adli Tıp ABD
Konu: Çocuk İstismarı Nedir ? Nasıl Farkına Varılır? 

ASP Trabzon İl Md.lüğü ŞÖNİM Md.
Gülizar ROL MOLLAMEHMETOĞLU
Konu: Bakım Sosyal Rehabiltasyon Merkezi BSRM
Koruma Bakım Rehabilitasyon Merkezi KBRM
Çocuk Sığınmaevi NEDİR ? Neden Gereklidir?

KTÜ TIP Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.Mukaddes Kalyoncu
Çocuk Sağlığı Ve Hastalıları Uzmanı Çocuk Nefroloğu ,
Çocuk Romotoloğu
Konu: Çocuk Koruma Merkezi ÇKM Modeli 

Trabzon Halk Sağlığı Müdrlüğü Psikolog Sezgin Natır

Konu: Çocuk İzlem Merkezi ÇİM Kuruluş Çalışmaları

TRABZON Emniyet Md.lüğü Çocuk Şb.Md.lüğü 
Psk.Mehtap Gülhan
Konu:Adalet Sistemindeki Çocuklara Yönelik Çocuk Şube Müdürlüğünün Çalışmaları


Trabzon Barosu Çocuk Komisyonu Bşk.
Av.Berrak Pınar Alioğlu 
Baro Çocuk Komisyonu Çalışmaları

Trabzon İl Milli Eğitim Müdürlüğü
RAM Müdür
Adem Polat
Ram Müdürlüğünün Çocuklara Yönelik Yaptığı Çalışmalar


KİKAP TRABZON / KİKAP Bşk .Mak.Y.Müh . Nilgün TURAN

Karadeniz İlleri Kadın Platformu Derneği KİKAP 'ın Çocuk İstismarının Önlenmesi Konusunda Yaptığı Çalışmalar

Bu etkinlikte Din Görevlilerinin ve Hukukçuların ,Sosyal Hizmetler Uzmanlarının ,Psikologların ,Sağlık Çalışanlarının ,Okulların Yönetici ve Rehber Öğretmenlerinin katlımı amaçlanmaktadır.


Kaynak: ctcs-insiyatifi@yahoogroups.com

Çocuk İstismarının Önlenmesi ve İstismara Uğramış Çocuklarla İlgili Yasal Düzenlemeler Konulu Panel...


Aydın Halk Sağlığı Müdürlüğü, Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar, Programlar ve Kanser Şubesi bünyesinde, kadına karşı şiddete, aile içi şiddete ve çocuk ihmal ve istismarına yönelik ruh sağlığı çalışmaları ve koruyucu ruh sağlığı ile eğitim ve kapasite arttırma çalışmaları yürütülmektedir.
Adnan Menderes Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü (ADUKSAM ),Aydın, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Karadeniz İlleri Kadın Platformu (KİKAP) tarafından ortak olarak 22 Mart 2013 tarihinde düzenlenen “ Çocuk İstismarının Önlenmesi ve İstismara Uğramış Çocuklarla İlgili Yasal Düzenlemeler” konulu panele; Halk Sağlığı Müdürlüğünden, Bulaşıcı olmayan Hastalıklar,  Programlar Kanser Şubesi Şube Müdürü Uz. Dr. Şeniz KARADEMİR, Ruh Sağlığı Birim çalışmaları hakkında, Dr.Eda KOLAY, Aydında Çocuk İstismarını Önleme Çalışmaları konusunda, Çocuk Gelişimci Yeter Tomris Salman, Çocuk İstismarını Önlemede Aile ve Öğretmenlere Tavsiyeler konusunda konuşmacı olarak katılmışlardır.
Panelin sabah olan 1.oturumunda Aydın ASP İl Müdürlüğü Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Hasan GEZER; İstismara uğramış çocuklarla ilgili yapılan çalışmalar,
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü Sosyal Hizmet Uzmanı Dicle AYDEMİR; Çocuklarla ilgili verilen hizmetler.
Aydın Barosu Çocuk Komisyonu Başkanı Av. Senem BAYDOĞAN TÜRKEŞ; Baro çocuk komisyonunun yaptığı çalışmalar.
Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü Hacı Kadriye ARSLAN RAM Müd. İsmet ÖZTÜRK; Aydında RAM çalışmaları.
ADÜ Adli Tıp Öğretim Üyesi –ADÜ Adli Tıp Kurumu 2.Yöneticisi Prof.Dr. Selim ÖZKÖK; Çocuk istismarı nedir? Nasıl farkına varılır?
Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Çocuk İstismarını Önleme Derneği üyesi Av. Hatice KAYNAK; Ceza yargılamasında mağdur çocuklar.
Makine Yüksek Mühendisi KİKAP Başkanı Nilgün TURAN; KİKAP’ın Çocuk İstismarının önlenmesi için yaptığı çalışmalar konusunda konuşmacı olarak katılmışlardır.
Okul Müdürleri, rehberlik danışma öğretmenleri, farklı kurumlardan sosyal çalışmacılar, psikolog, Aydın Barosundan avukatların, üniversite öğrencilerinden oluşan geniş katılımcı kitlesinin izlediği panelde kurumlar kendi çalışmaları hakkında bilgi vermiştir. 
Çocuk İstismarının Önlenmesi ve İstismara Uğramış Çocuklarla İlgili Yasal Düzenlemeler Konulu Panel
Çocuk İstismarının Önlenmesi ve İstismara Uğramış Çocuklarla İlgili Yasal Düzenlemeler Konulu Panel
Çocuk İstismarının Önlenmesi ve İstismara Uğramış Çocuklarla İlgili Yasal Düzenlemeler Konulu Panel
Çocuk İstismarının Önlenmesi ve İstismara Uğramış Çocuklarla İlgili Yasal Düzenlemeler Konulu Panel
Çocuk İstismarının Önlenmesi ve İstismara Uğramış Çocuklarla İlgili Yasal Düzenlemeler Konulu Panel
Çocuk İstismarının Önlenmesi ve İstismara Uğramış Çocuklarla İlgili Yasal Düzenlemeler Konulu Panel

16 Nisan 2013 Salı

“Bu Şiddet Sona ERS!N”


e-postayı düzgün görebilmek için lütfen ttbbulten@ttb.org.tr adresini adres defterinize ekleyiniz.
Bu iletiyi yanıtlamayınız.
 
Türk Tabipleri Birliği ve bazı uzmanlık derneklerinin imzasıyla Hürriyet gazetesine “Bu Şiddet Sona ERS!N” başlıklı bir ilan verildi.
İlanda, “Yurttaşlarımızı daha iyi bir sağlık sistemi için 17 Nisan 2013 Çarşamba gününe Merkezi Hastane Randevu Sistemi’nden randevu almamaya, aldıkları randevuları ertelemeye, eylem ve etkinliklerde sağlık çalışanlarının yanında yer almaya çağırıyoruz. 17 Nisan 2013, Çarşamba günü G(ö)REVDEYİZ!” çağrısında bulunuldu.
İlan Hürriyet gazetesinde 16 Nisan 2013 tarihinde yayımlandı.
 

İlan
için tıklayınız...
 

"Yeni Türk Ceza Kanunu’nda Tanımlanan Yaralama Suçlarının Adli Tıp Açısından Değerlendirilmesi” başlıklı uygulama kılavuzunun güncelleştirilmesi hakkında...


Değerli meslektaşlarım,

Doç. Dr. Ümit N. GÜNDOĞMUŞ
“Yeni Türk Ceza Kanunu’nda Tanımlanan Yaralama Suçlarının Adli Tıp Açısından Değerlendirilmesi” başlıklı uygulama kılavuzunun güncelleştirilmesi ile ilgili Prof. Dr. Yasemin Balcı ve Prof. Dr. Kemalettin Acar’ın katılımıyla 2012 yılında ön çalışma gerçekleştirmiş ve bu konuda diğer meslektaşlarımızdan aldığımız öneriler doğrultusunda da uygulama kılavuzunun güncelleştirilmesi çalışmalarına başlanmıştır.

Bu yönde oluşan son taslak Adli Tıp Uzmanları Derneği ve Adli Tıp Derneği’ne iletilmiştir. Çalışmanın sonuçlanması için Mayıs ayının ilk haftasında Derneklerimizin belirleyeceği editörlerle bir araya gelmeyi amaçlıyoruz. Bu konuda her iki dernek yönetim kuruluna başvurular yapılmıştır.

Bu tür rehberlerin ilk hazırlanışının zorluklarını iyi bilmekteyiz. Hazırlanan ana metin üzerinden değişiklik yapmak bunun yanında çok daha önemsiz kalıyor. Yaklaşık 8 yıldır camiamıza yol gösterici olan bu rehberin hazırlanmasında emekleri geçen başta Sayın Güzel, Sayın Balcı ve Sayın Çetin olmak üzere o dönemde katkı veren tüm meslektaşlarımıza en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Hazırlanan son taslak metin her iki derneğimiz yanı sıra bu konuda görüş bildiren tüm meslektaşlarımıza da iletilecektir. Son taslağın değerlendirilmesi ve katkı sunmak amacıyla istekte bulunan tüm meslektaşlarımızın bu yönde talepleri olursa, “taslak” en kısa zamanda kendilerine ulaştırılacak, sunulan görüşler Mayıs ayı ilk haftasında gerçekleştirilecek son toplantıda tüm yönleriyle değerlendirilecek ve rehbere son şekli verilmeye çalışılacaktır.
Saygılarımızla.
 
Doç. Dr. Ümit N. GÜNDOĞMUŞ
Adli Tıp Kurumu, 2. İhtisas Kurulu adına.

Göller Bölgesi Adli Tıp Doktorları Toplantısı'nın Ardından...


29.03.2013-Isparta Göller Bölgesi Adli Tıp Doktorları Toplantısı Kapanış Bildirisi

 

Göller Bölgesi Adli Tıp Doktorları Toplantısı 29.03.2013 tarihinde Afyonkarahisar, Antalya, Burdur, Denizli, Isparta, İstanbul, Konya ve Kütahya’dan üniversiteler, Adli Tıp Kurumu birimleri ve Sağlık Bakanlığı birimlerinden Adli Tıp doktorlarının ve Tıp Fakültesi stajyer öğrencilerin katılımıyla Isparta‘da gerçekleştirildi.

Toplantı SDÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. S. Serhat Gürpınar’ın açılış konuşması ile başladı. Yapılan değerlendirmelerde bu kapsamdaki toplantıların sürdürülmesinin yararlı olacağı genel kabulüyle;
1. Yılda ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere iki kez toplantı yapılması,
2. İkinci toplantının Konya’da Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının ev sahipliğinde Eylül ayında yapılması,
3. İkinci toplantı bilimsel aktivite konusunun; “Türk Ceza Kanunundaki “beden sağlığı” kavramı ile ilgili sorunlara yönelik Olgu Tartışması” olması kararları alındı.

Bilimsel programda; SDÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı araştırma görevlisi Dr. Abdulkadir Yıldız “12-15 yaşı arası Suça Sürüklenmiş Çocuklara ilişkin Çocuk Ceza Sorumluluğunun değerlendirildiği beş adet olgu” sunumu yaptı.

Söz konusu olgularda çocukların “sürüklenmiş oldukları suç ile ilgili olarak fiilin anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olduğu” yönündeki bilimsel görüşler katılımcıların değerlendirmesine sunuldu. Ayrıca SDÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalında 2004-2010 ve 2011-2012 dönemlerinde bu konuda verilen raporların sonuçlarına yönelik olarak yapılan retrospektif çalışma hakkında da bilgilendirme yapılarak 2004-2010 yılları arasında düzenlenmiş raporlarda % 99.5 oranında çocukların ceza sorumluluğu olduğu yönünde görüş verilmişken 2011-2012 yıllarında ise % 11.8 oranında çocukların ceza sorumluluğu olduğu ve kalan % 88.2 oranında da çocukların ceza sorumluluğu olmadığı yönünde görüş verilmesi şeklindeki yaklaşım değişimi vurgulandı.

Çocuk ceza sorumluluğunun teknik bir yaklaşımla sadece bir akıl hastalığı olup olmadığına bakarak değerlendirilmesinin eksik bir yaklaşım olduğu, yasanın bu yaklaşımı yetişkinler için öngördüğünü, çocuklarda akıl hastalığı değil gelişimsel özellikleri, sosyal durumu, ergen özelliklerinin göz önüne alınarak mental olgunluğa erişimin değerlendirilmesi istendiği vurgulandı.  Bu bağlamda yapılan değerlendirmelerin salt bir psikiyatrik değerlendirmenin ötesinde sosyal bir yaklaşımı da içermesi zorunluluğu ortaya kondu. Ülkemizde ve dünyada, erişkinde ve çocuklarda cezanın tek başına suçu önleyici olmadığı, çocuğun asla yetişkinin küçük bir modeli olarak görülemeyeceği, bir insanın yaptıklarının bilincinde olması gelişimsel bir süreç sonunda olduğu gerçeğinden hareketle çocuk suç işlediğinde yetişkinler ile aynı cezaya çarptırılmaması, çocukların suça karşı ceza sorumluluğunun olup olmadığını araştırırken ergenlik dönem özellikleri, ailesel ve sosyal durumu göz önüne alınması Sosyal İnceleme Raporlarının önemi belirtildi. Sonuç olarak Dünyada ve ülkemizdeki son gelişmeler doğrultusunda ve cezanın son çare olduğu ilkesinden hareketle;Çocuk ceza sorumluluğunda 12-15 yaş grubu için yaklaşımlarımızın yeniden gözden geçirilme gereğinin yanı sıra çocuk ceza sorumluluğu başlama yaşının birçok ülkede olduğu gibi 15 yaş olması hususunun da ülkemiz için tartışma zamanı geldiği belirtildi.Ayrıca Adalet Bakanlığının 2010 yılında yayınladığı “Ceza Sorumluluğunun Değerlendirilmesi Rehberi” başlıklı çalışma anımsatılarak çocuğun biyolojik, psişik ve sosyal gelişimi konusundaki son yıllarda yapılmış bilimsel çalışmalar kapsamında söz konusu rehberdeki öneriler de vurgulandı.

Katılımcılar söz alarak;
-Yıllardır anlamsız bir muayeneye zorlandıkları, konsültasyon istediklerinde çocuk psikiyatristlerinin bir akıl hastalığı aradığı ve olaya teknik yaklaştıkları,
-Daha önce bir toplantıda ceza sorumluluğunun olmadığı yönünde %50 oranının salonu ayağa kaldırdığına şahit olunduğu, konuya hukuksal boyutu ile de yaklaşmak gerektiği, bazı hukukçuların ceza sorumluluk yaşının ileri kaydırılmasının 14-15 yaşında suç işletilen çocukları arttıracağı şeklinde yaklaştıkları,  hukukçuların olaya toplum düzeni açısından baktıkları, konuya bu bağlamda da bakmak gerektiği,
- Adli Tıp Şube Müdürlüklerinde çocuk psikiyatristi konsültasyonu olmadan rapor vermeye zorlanıldığı,
- Ergenlik özellikleri ve diğer sosyal faktörler göz önüne alındığında bunun tüm çocukları kapsadığı, ceza sorumluluğu var denilen çocukların neden bu kapsama sokulmadıkları, neye göre ceza sorumluluğu var denildiğinin açıklığa kavuşması gerektiği,
-Sunulan olguların biri üzerinden defalarca suç işleyen çocuğa ceza verilirse caydırıcı olabileceği,
-Otomatik bir ön kabul ile tüm olguların ceza sorumluluğu olmadığı gibi bir yaklaşım sergilenmemesi, her olgunun kendi içinde değerlendirilmesi gerektiği, suç makinesi haline gelmiş çocuklarda ceza sorumluluğu olması gerektiği, ancak cezanın suçu önleme ve topluma yeniden kazandırmada etkisizliğinin artık tüm dünyada kabul gördüğü görüşleri dile getirildi.